Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for 11 Eki 2011

Son zamanlarda özellikle bazı eğitimli kadınlarımız, üniversiteli arkadaşlarımız kadın hakları üzerine konuşmayı adet edinmişlerdi. Bugün başta onların genelde yazdıklarımdan açıkça söylüyorum gocunan her kadının yanıtlamasını istediğim bir soruyu ülkenin mevcut durum analizini de koyarak sizlere yöneltiyorum. Siz hangi kadının hakkından bahsediyosunuz?

Önce güzel ülkeme bir bakalım. Ülkenin en önde gelen televizyon programcısı, en çok dinlenen şarkıcısı çok eşliliği gözünüzün içine sokarken, konuşamıyorsanız yarın hangi hakkınızdan bahsedeceksiniz. Sokak ortasında kadınlarımız, annelerimiz sırf insan gibi yaşamak, kendilerini hor gören, onlara bir meta gözüyle bakan kocalarından, sevdiklerinden ayrılmak istedikleri için öldürüldüklerinde kılınızı kıpırdatmıyorsanız hangi kadın hakkından bahsediyorsunuz. Parlamentoda dünyada 3. sınıf ülkelerde dahi olmayan azınlık halinizle ülkenin en kalabalık azınlığı unvanını almış, ne olduğu belli olmayan Alman gazetelerinde siyasetçileriniz fahişelerle kıyaslanıyorsa ve siz halen sessiz kalıyorsanız yarın hangi kadın hakkından bahsediyorsunuz. Bırakın ülkenin dört bir yanında çoğaltılmış sömürü adetlerini 12-13 yaşında ki kızların çocukluklarını yaşayamadan sırf para sebebiyle birilerinin koynuna atılmasını görüyor ve sessiz kalıyorsanız siz hangi kadın hakkından söz ediyorsunuz. İçine düştüğünüz, düşürüldüğünüz durumu gözlerinizin içine en kötü haliyle sokup sonrada biz duyarlılık yaratıyoruz savunmalarını yiyorsanız ve siz bunu hak ettiğiniz düşünüyorsanız siz halen hangi kadının hakkından bahsediyorsunuz. Sırf çocuğu birilerinden farklı düşündüğü için, onların istediği gibi siyaset yapmadığı için 90 yaşında ölen bir merhumeye söz söylenmesine ve onun için gözyaşı döken bir evladın samimiyetinin sorgulanıp, klavye başında ona sallanmasına göz yumuyorsanız, siz hangi kadın hakkından bahsediyorsunuz. Kızlarınız, arkadaşlarınız bazen giydiklerinden dolayı üniversitelere alınmıyor, bazense fahişe damgası yiyor ve siz her ikisinde de susuyorsanız siz hangi kadın hakkından bahsediyorsunuz. Belki de Kadın ve Çocuktan Sorumlu Devlet Bakanları silsilesinden sonra, ilk kez iktidarı – muhalefeti fark etmeksizin sizin için çalışan ve kadının gücünü ortaya çıkarmak için gecesini gündüzüne katan bir bakanınız olmuşsa ve siz halen bundan habersiz, o ve arkadaşlarına yabancıysanız, siz halen hangi kadının hakkından bahsediyorsunuz.

Tüm bunlardan sonra bazı arkadaşlar sinirlenip bana bir güzel kaymış olabilir. Ve akıllarından peki sen hangi kadının hakkından bahsediyorsun diye sormuş olabilirler. Korkmayın klasik toplum erkeğinin söylediği ben kadını anam, bacım, eşim bilirim o yüzden de kutsarım diye kolaya kaçmayacağım. Tabi ki insanın hayatındaki kadınlara gösterdiği saygı, onlara verdiği değer onun kadına yaklaşımını etkiler. Ama bazen iyi bazen kötü. Mutsuz bir ailede babası annesine dayak attığında, hakaretler yağdırdığında zoruna giden, annesi için üzüntüden kahrolan kişi nasıl bir düşüncesizlik içine girebilirde yarın eşini dövebilir diye düşünürüz bazen ama işte onlar anam, bacım ayağı çekip kadının hakkına da o dar açıdan bakanlardır. Ben kadın hakkı dendiğinde Amerika’da kadınların oy hakkı için mücadele eden Alice Paul’ü, onun çektiği acıları ve bu acıyı ölümsüzleştiren Iron Jawed Angels filmini hatırlarım. Ben kadın hakkı denildiğinde Kurtuluş Savaşı’nda erkeklerin çıkamadığı meydanlara çıkma cesaretini gösteren Halide Edip Adıvar’ı, cephelerde namus mücadelesi veren ağırlığından fazla cephaneyi yalınayak taşıyan Nene Hatun’u, Tayyar Rahime’yi ve onlar gibi isimsiz binlerce kahramanı hatırlarım. Ben kadın hakkı denildiğinde Somali’de bir çocuğunun yaşaması için diğer çocuğunu kargalara teslim eden anneleri hatırlarım. Ben kadın hakkı denildiğinde memleketin dört bir yanında çaresizlikler içinde pazar yerlerinde akşam saatlerinde çocuklarına bayat da olsa, ezilmiş de olsa bir kaç meyve, sebze götürme derdinde olan anneleri hatırlarım.

Sizi bilmem ama ömrüm var oldukça işte ben bu kadınların hakkını savunacağım ve bu kadınlar için yaşayacağım. Memleketin ulaşılabileceğim her yerinde ki mücadelelere destek vermek boynumun borcudur. Sizi bilmem ama ben yarınların dünyasının, Türkiyesinin belki bazı kadınlarımıza rağmen kadınların tam ve eşit katılımıyla oluşacağına inanıyorum. Ve siz savunmasanız da gerekirse size rağmen hakkınızı savunacağım. Ancak siz de artık rüyalarınızdan uyanın ve haklarınızı savunun. Yoksa keşkelerle dolu hayatlardan, sitem ve kırgınlıklarla dolu saniyelik dağılmalardan kurtulamayız. Ve belki de sizsiz asla tam ve mutlu olamayız…

Nazım’ın Kadını…

Kimi der ki kadın uzun kış gecelerinde yatmak içindir. 

Kimi der ki kadın yeşil bir harman yerinde dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir. 

Kimi der ki ayalimdir. Boynumda taşıdığım vebalimdir.

Kimi der ki hamur yoğuran.

Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal. 

O benim kollarım, bacaklarım. Yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır.

Bilal ERTUĞRUL

11.10.2011

11.51

Reklamlar

Read Full Post »