Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for 17 Eki 2011

WALL STREET İŞGAL EDİLEBİLİR Mİ? – 1

WALL STREET NERESİ VE KİM BU ÇADIR ÇOCUKLARI…

Son günlerde dünyada en çok konuşulan olayların başında Amerika Birleşik Devletleri’nde başlayan “Wall Street’i İşgal Et” hareketi ve onun dünya geneline yayılması geliyor. Amerika Birleşik Devletleri, Büyük Buhran olarak adlandırılan modern zamanların ilk ekonomik krizinin yaşandığı 1929 yılından bu yana en kötü ekonomik tabloya 2008’in baından itibaren girmişti. Bush döneminde dikkat edilmeyen Mortgage ve diğer kredilerle başlayan kriz, hızla diğer sektörlere bulaşmış, Amerikan rüyasınınn en önemli simgelerinden Lehman Brothers batmıştı. Bu sürecin ortasında göreve “KURTARICI” olarak lanse edilen Barrack Hussain Obama geldi. Obama’nın arkasında ki medya ve iş adamı desteği o dönemden görmezden gelindi. Tabii Amerikan ekonomisi bu yılın başından itibaren Avrupa merkezli krizin yarattığı etkiyle tekrar iş üretemez konuma gelince halkın artık açıkça sabrı taştı. Bugüne kadar bir şekilde uyutulan çoğunluğu gençlerden oluşan bir grubun önce sanal ortamda olgunlaştırdığı, sonra da harekete geçirdiği Wall Street’i işgal et hareketi işte bu uyanışın simgesi olarak şu ara hızla yayılıyor. Peki insanlar neden Wall Street işgalinden bahsediyor ve finans sektörüne saldırıyor, bu dalga neden dünyada da gençler arasında bir karşılık buluyor. Şimdi bu sorular üzerinden tartışmayı genişletelim.

Öncelikle Wall Street üzerine bir kaç kelam edelim. Wall Street bölgesinde insanların yerleşimi eldeki kaynaklara göre 1600’lü yıllara uzanıyor. İlk bölge halkı Hollandalılardan oluşurken zamanla bölge özellikle Avrupalı göçmenlerin en önemli ticaret alanlarından birisine dönüşmüş. 1800’lerin başında bölgede hızla artan iş yerleri ve legal – illegal para trafiği bölgeyi dönemin Amerikasının finans merkezi haline geldi. Temelde bankerlerin ve mafyanın kontrolündeki bölge iç savaş sonrası Amerikan yönetimlerince düzene kavuşturuldu. Büyük holding merkezleri, borsa, devlet kurumlarıyla şekillendirilen bölge 1900’lü yılların başında bugünkü bilinirliliğine en azından ABD içinde ulaşmıştı. 1. Dünya Savaş’ı sonrası kısa süreli büyüme dönemi geçiren ABD ve dünya, 1929 yılında ilk modern krizle yani Büyük Buhran’la tanışıyorlardı. İnsanlar Amerika’nın dört bir yanında büyük bir tedirginliğe düşmüş, başı boş piyasaların devlet kontrolü olmadan ülkeyi yok oluşa sürükleyeceği görülmüştü. Dönemin en önemli resimleri Wall Street’i dolduran binlerce insanın aynı anda bankalardan paralarını çekmeleriyle oluşan izdiham görüntüleriydi. Sosyal patlamanın merkezi Wall Street olmuş ve deyim yerindeyse daha bir kaç gün öncesine kadar cennet olarak tanımlanan bölge bir anda cehenneme çevrilmişti.2. Dünya Savaşı, artan silah, petrol satışı ve Avrupa’nın çöküşüyle hızla toparlanan ABD’de bu toparlanışın simgesi de tabii ki Wall Street olacaktı. Dahası dünyada Bretton – Woods sistemi olarak bilinen İMF ve Dünya Bankası temelli, rezerv para birimi olarak doların kullanıldığı yani tamamiyle Amerikan güdümlü yeni ekonomi düzeninin kalbi de burası olacaktı.

İşte Wall Street bu derece bir simgeleşme süreci yaşamış ve geçtiğimiz kriz dönemine kadar da bu ünvanını başarıyla sürdürmüştü. Ancak krizle beraber buraya bakış açısı da değişti. Batan holdinglerin, bankaların yöneticilerinin aldıkları maaşlar, primler ve firma batarken devletin tüm mali yükü üstlendiği dönemlerde ödenen tazminatlar insanlarda ciddi bir tepki oluşmasına yol açıyor, bu tepkinin dışa vurumu için belki de bir kıvılcım bekleniyordu. İşte bu süreçte sistemin yöneticileri artan tepkiyi yeni kahraman Obama’yı ABD’nin ilk siyahi başkanı olarak seçtirerek engellediler. Bu kanıya nasıl mı varıyorum. Açıklayayım. Obama siyahi olduğundan Afro-Amerikan kitleden %90’a yakın destek aldı ve belki de halkın en aktif muhalif kesimi yönetime karşı muhalefeti durdurdu. Obama Latinlerden %70’lerde oy aldı ve onların da muhalefeti azaldı. Peki bu iki kesimin toplamı nufusun yarısını anca bulurken muhalefetleri neden önemliydi. Çünkü ekonomik krizden en çok etkilenen kitleler bunlardı. İşsiz kalan, evsizlerin önemli bir bölümünü oluşturan yani canı yanan kesimler bunlardı. Ancak Obama üzerinden başlatılan susturma hareketi ilk aşamada başarılı oluyor, insanlar Obama’dan temelleri çürümüş, yıkılmak üzere olan sistemin üstüne yeni yapılar inşa etmesini bekleyecek kadar gerçekten uzaklaşmışlardı.

Ancak kriz acı bir şekilde kalıcıydı. ABD’de 2010 yılında yaşanan geçici iyileşme dönemi bazı gerçekleri kamufle etse de, Avrupa’da Yunanistan üzerinden yayılan yangın Abd’de ki bu kamuflajı ortadan kaldırdı. Amerika Birleşik Devletleri günümüzde tarihinde hiç olmadığı kadar ciddi bir işsizlikle karşı karşıya kaldı. Dahası uzun bir süredir hızlı büyümeye yönelmiş olan Çin, Almanya, Hindistan, Rusya gibi ülkeler ABD’nin süper güç durumunu tehdit etmeye başladılar. Amerikan firmaları özellikle rekabet gücünü kaybederken ucuz işgücüne ihtiyaç duyan yerli firmalar hızla başta Çin olmak üzere diğer ülkelere yöneldiler. Ve tüm bunlardan etkilenen başta vasıfsız iş gücü olarak adlandırılan yani emeği ve bileğiyle iş yapan kesimler artık bu işe bir tepki koymak için harekete geçtiler. İşte Wall Street’i İşgal Et hareketi böyle başladı. Harekete katılanların bir kısmı sevişme görüntüleri, ya da marka kıyafetleriyle basın tarafından afişe edilip hareketin önü kesilmeye çalışılsa da basın bu amacına ulaşamadı. 17 Ekim 2011 itibariyle 82 ülkede bu eyleme atıf yapan eylemler gerçekleştirilirken, özellikle Avrupa başkentlerinde borsaların olduğu bölgelerde çadır kentler oluşmaya başladı. Katılımcı grupların çoğunlukla işsiz gençlerden oluştuğu bu hareketi 70’lerin Çiçek Çocuklarına da, Arap Baharına da bağlayanlar var. Kimileri de hareketin tamamen ekonomik olduğunu, sosyal bir tabanı olmadığını iddia etmekte. Eylemlerin başarıya ulaşıp birşeyleri değiştireceğine inananlar azınlıkta olsa da her geçen gün ayıları artmakta. Sonucu ne olursa olsun kesin olan şey ise bu hareketin dünyada bir heyecean uyandırdığı ve en azından belli bir süre konuşulmaya devam edeceğidir.

Not: Bugün kısaca bölgenin oluşumu, isyan hareketinin başlangıcı ve yayılımına değindim. Yarın ki yazımda sizlere hareketin geleceğine yönelik düşüncelerimi, sadece ekonomik mi yoksa başka boyutlarının da olup olmadığına dair fikirlerimi sunacağım.

Bilal ERTUĞRUL

17.10.2008

16:28

 

Reklamlar

Read Full Post »