Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘dahve-i Kübra’

MEMLEKET…

MEMLEKET…

Memleket öyle bir yer ki

Her ufka baktığında onu görürsün

Bir kuru toprak

Bir deli rüzgar

Bir taşkın, bir sel, zincirleri kırmış bir nehir

Hepsinden öte, her şeyden önce

Kendini en çok unuttuğunda

Hem de ondan çok uzakta

Hatırladığın yegane şeydir memleket

Sorgusuz, sualsiz

Zaten seçme hakkın hiç olmadan

Sevilen, sevdiğin yerdir memleket

Şu 3 günlük dünyanın doğum ve ölüm dışında

En güzel, her şeyden güzel hediyesidir memleket

Hele de birikirse hasret

Birileri manasız manasız bakarken

Elde bir şey yok toprak diyip üstüne basarken

Kanayan her ağaç yaprağında

Çekilen acıdır memleket

Her kavuşmanın bayram

Her ayrılığın kavuşmaya gün sayan

Bir aşk olduğu ve aşkın gerçekten uzakta olduğu

Yegane sevgilidir memleket

En güzel uzaktayken sevilir

Belki göremediğinden, dokunamadığından

Ama aldığın her nefeste buram buram hissettiğindendir

Bilemem

Ama o memleket

Her karış, her köşe

Suya kavuşmamış her çıplak toprak

O kadar güzeldir ki

Her dönüş bir doğuştur ona

İşte bu yüzden

Memleket, en vefalı ana…

Bilal ERTUĞRUL

1 Haziran 2012

17:15

Reklamlar

Read Full Post »

ÇÜNKÜ…

ÇÜNKÜ…

Sen başıma gelebilecek en güzel şeydin

Ben seni hak edecek belki de son bendim

Sen buralardayken bu kadar güzel miydin?

Ben sen buradayken anladım hepten kördüm

Sen gitmelerin en kötüsüyle gittin

Ben bir şey yapmadan uzaktan seyrettim

Sen gökyüzümde açan son güneştin

Ben bundan neden, nasıl, ne zaman vazgeçtim

Sen sorulmamış soruların bedeli

Ben ulaşmamış özlemlerin kederi

Sen bir yerde kendi halinde belki de huzur buldun

Ben her gece biraz mehtapta seni andım

Sen akan her yaştan sebep beni bildin

Ben senin için ağlamayı denedim

Sen biraz uzak biraz yakın her yerdeydin

Ben sen gittiğinden beri ben değildim

Sen her şeyimin başlayıp bittiği yerdin

Ben sen olmadan hiçbir şey edemedim

Sen tüm doğruların tek geçerli adresi

Ben sensiz olmaz denen günün ertesi

Sen belki yaşarsın ben olmadan

Ben o işi çoktan unuttum yorulmadan

Sen unut beni belki yapabilirsin

Ben unutamam seni,

Çünkü sen beni ben yapansın…

BİLAL ERTUĞRUL

30 Mayıs 2012

02:53

Read Full Post »

DENSİZİN BİRİ…

DENSİZİN BİRİ…

Geçen gece arkadaşlarla otururken

Densizin birisi lafa girdi

Abi şair diyorlar sana da

Hayatın hep gözyaşından mı ibaretti

Hiç mi bir adamda mutluluk olmaz

Hep mi hüzün hep mi gece hep mi kış yaşar

Hani yaşarsın yaşarsın bir yere kadar

En azından kalemin mutluluk yazar

Nerde kaldın kalemin yoksa bile yüreğin

Yeter büründüğün bu karalar dedi

Tabi gönlüm el vermez de dilim durmadı

Başladım anlatmaya duymayan kalmadı

Mutluluk dediğin şey şiirlerde hiç olmaz

Ancak yaşarsın öyle onda da anlam kalmaz

Bana sorarsan eğer bir aralar yazardım

Ama o zaman çocuk hem çok ufacıktım

Ne dünya bu kadar kirli

Ne de onla tanışmıştım

Zaten tanışmasam dünyayı suçlamazdım

Sen hiç aşık oldun mu?

Ya da sevdin mi dedim

Olmadıysan susayım o an sen konuş dedim

Ben bir kere sevdim yani o haltı yedim

Sevmek acı çekmekmiş çok sonra öğrendim

Acı çekince insan ağlamalı bilirim

Ağlamazsan dert yapar içini kemirir

İşte o günden beri hep yağmuru sevdim

Çünkü anca yağmurda özgürce yürüdüm

Gözyaşlarımı saklamaya gerek duymadan

Yağmurdandır diyenler bana aldırmadan

İşte ben o anlarda gerçekten sevdim

Başka bir zaman ancak geceler benim bildim

Gece dediğin günün en eski sevdalısı

Yani senin anlayacağın en eski aşık

Ancak onun koynunda huzura erebildim

İşte o gün bugündür

Bir yağmur bir de gece bendim

Başka zaman gördüğün ben

Bin hayalden biriyim

O hayaller olmasa yaşamazdım bilirim

Ama senin yaşamak dediğinde ben zaten çoktan öldüm

Ölüler sevinemez ölüler hiç de gülmez

Anlayacağın kardeş benden umut beklenmez

Umut da olmayınca ne gün ne güneş bekler

E zaten onlar yoksa mutluluk neye değer

Eğer bir gün seversen ya da büyür gelirsin

Dertleşelim o zaman

Adabını bilirsen…

BİLAL ERTUĞRUL

28 Mayıs 2012

12:32

Read Full Post »

İBARET…

İBARET…

Bana bizi anlat diyordun ya

Anlatacak bir şey bırakmadığında

Hani aklına gelen her belayı okuyup

Çabucak kapıyı çarptığında

Sen bilmezsin o anlarda

Duvarlar üstüme üstüme geliyordu

Sen yoktun uzaklar hepten yakın oluyordu

Sonra düşündüm de

Aslında anlatacak çok şey vardı

Sana rağmen, senle bitmemişler de

Yaşanmışlar da orada işte orada duruyordu

Dinlemeye biraz dayansan

Kalbim dilime emrediyordu

Gittin o zaman dinleyemezsin

Bırak başkaları hissetsin

Senle ben yağmur ve kavgadan ibarettik aslında

Hani ateş kıvılcımları kadar olamasak da

Parlayıp parlayıp sönerken

Dinginliği bekliyorduk

Yani yağmuru

Ama onu bulamıyorduk

Bazen tam o kadar ısınmış oluyorduk

Ama yine de pişman değilim

Gözbebeklerini sevdim

Hani o ateş mavisiyle

Kalp kırmızısı arasında bir yerde olan rengi

Hani sen fark etmeden seni sen yapan rengi

İşte ben o yüzden sevdim

Sanırsım sen sevmedin

Ziyan yok ben bana yeterim

Sen bir daha çek git güzelim

Gün olur ben de gelirim

O kadar emin olmasam da

Sen olsam bir gün dönerim

Yani bizimkisi yarım kalan

Sana bana rağmen tamamlanacak olan

Alt tarafı biraz karışık

Yangın yerini andıran

Üst tarafı hep dingin

Yağmur sonrası toprak kokan

Yağmur ve kavgadan ibaret bir masaldı…

Bilal ERTUĞRUL

28 Mayıs 2012

02:15

 

Read Full Post »

BEN KÜÇÜKKEN…

BEN KÜÇÜKKEN…

Ben küçükken

Hani aklın ermez denecek kadar küçükken

Umutlarım vardı

Yarınlarım, inanmış bir dünya hayalim vardı

Gökyüzünde mavilik henüz gitmemişti

Ve çocuklar henüz sokakları kaybetmemişti

Sesler bu kadar rahatsız etmiyordu büyükleri

Ya da belli etmiyordu hiç biri

Ufak kavgalar büyümüyordu o zaman

Kanayan dizler kabuk bağlarken

Kin ve nefret tohumları ekilmiyordu

Sonra sonra arkadaşlarım vardı

Hem de öyle sanal manal değil

Harbi arkadaşlıklarım

Kimisini dost diye kodlardım

Kimisiyle gece hani şimdi akşam dediğim vakitte

Erik bahçelerine dadanırdım

Ne de olsa kan kardeşliği vardı aramızda

Akan bir damlada anlamlandıramadığım

Ama sonuna kadar inandığım

Sonra büyümeye başladım

Değişen, dönüşen bir dünyada dolandım

Bir gün bir akşamüstü

Eskiden tozlanmış toprağın yerini tutan betonlarda

O çocukluğu aradım

Aradım ama bulamadım

Ne kendi çocukluğumu ne de o çocukları

Kendimi hafiften şanslı saydım

Buruk bir sevinçle ama en az o kadar hüzünle uyandım

O an anladım

Ben son şanslı doğanlardandım

Çünkü ben küçükken

Çok daha güzel

Hem de benim gibilerin kirletmediği

Uğraştığı ama başaramadığı

Daha güzel bir dünyada yaşadım…

Bilal ERTUĞRUL

17 Mayıs 2012

22:53

Read Full Post »

ÇİFT OLABİLMELİ İNSAN…

ÇİFT OLABİLMELİ İNSAN…

Bir kez sevmeli insan

Hem de öyle yarım yamalak değil

Tam olarak, eksiksiz hani

Sonra sevdiği için gülmeli

Sevdiğinden ötürü üzülmemeli

Umutlarında bile sebepsiz olmalı

Hani derler ya bir olmak lazım diye

Gerek yok o kadar yalnızlığa

Bir de çift olabilmeli

Tek başına çift kişilik nefes almalı mesela

Sonra çift kişilik sarılmalı hayata

Neme lazım gün olur bir taraf yorulur

Ya da olur ya canı sıkılır

İşte orda bitmemeli

Aksine daha da güçlenmeli

Her rüzgarda eğilen ama sonra

Hani her şey geçip gittikten sonra

Arşa uzanmaya heybetli

Ağaçlar gibi sevmeli

Yoksa ilk rüzgarda savrulur

Zaten meşuk dediğin çabuk yorulur

Mesele meşuk olmasa da aşuk olabilmekte

Yani tekken çift olmakta

Yoksa çiftken tek olmak

O olmadan sen olmak

Maharet değil kanımca…

Bilal ERTUĞRUL

15 Mayıs 2012

21:27

Read Full Post »

DENİZİ AN(LA)MAK…

DENİZİ AN(LA)MAK…

Yine aylardan Mayıs

Meydanlara çıktın biraz apansız

Söyle andın mı denizi yapayalnız

Öyle meydanlarda beraberken değil de

Sabah uyanmadan rüya yerinde

Şu gecenin derinlerinde

Yüreğinin uç yerinde

Hani kimsenin bilmediği

Senden öte olan sende

Anmadıysan dur da dinle

Biraz düşün gerilme be

Öyle ya düşünmekte bugün büyük bir erdemde

Denizin de umutları vardı

Denizin de yarınları

Denizin de bir adı vardı

Emin ol herkesten ayrı

Belki de bizden çok önce

Bir sabah tan ağardığında

Sonlanmış bir yaşamı

O deniz şimdi uzaklarda kaldı

İsyan kokan topraklara daldı

Sen ben rahat uyurken

O uyumadan cenge daldı

Vatan haini diye

Suçlananlar onlardı

Hani belki senden benden

Çok sevdikleri o vatandı

Şimdi 1 Mayıslarda

Parkelerin dış yüzünde

Taşıyanca anlarım mı sandın

Kusura bakma arkadaşım

Deniz’i anlamak için denize dalmak gerek

Ve yine kusuruma bakma

Onun için de memleket kadar yürek gerek

Bilal ERTUĞRUL

10 Mayıs 2012

21:21

Read Full Post »

« Newer Posts - Older Posts »