Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Farklar’

İnsan dünyada var olduğu günden bu yana hep bir yere ait olmak ister. Aslında insanın temel ihtiyaçlarında önce beslenme sonra barınma geldiğini düşünürsek bu pek de tuhaf olmaz. Ancak insanın bir yerde barınmasıyla bir yere, şehre adanması ayrı şeylerdir. İnsanın şehirlerle olan ilişkisi tarihin en güzel yazıtlarında, şairlerin şiirlerinde aşıkların aşklarının tam orta yerinde hep bir şekilde kendisini belli eder. Şehirler anlatılamayanı anlatan, insanın belki de kaçışını tamamladığı, bir suçlunun tüm suçunu itiraf etmesi gibi içindeki her şeyi kustuğu noktalardır.
Geçtiğimiz günlerde sosyal medya üzerinden bir İstanbul İzmir rekabeti yaşanmaktaydı. Ancak bence İstanbul ve İzmir rakip değil kardeş olacak şehirlerdir. Eğer bu ikisini illa ki bir şehirle kıyaslamak istiyorsanız o zaman karşınızda bütün heybetiyle Ankara’yı bulursunuz. Ankara yolu düşen hiç kimsenin İstanbul, İzmir gibi aşık olmadığı ama hep hayatının en uzun evliliğini sürdürdüğü şehirdi. Ancak bu evliliklerin tamamında diğer taraf ömrünün sonunu başka bir sevgiliyle geçirmeye and içmiş gibi Ankara’yı yüz üstü bırakıp giderdi. Ankara’da yaşadığım dönemde işte hep bu gelişi ve gidişi belirsiz yolcuların vatansızlığından dolayı Ankara’ya VATANSIZLARIN ŞEHRİ demişimdir. Bazı arkadaşlarımın ısrarlı soruları sonucunda da bunu şöyle açıklamışımdır. Ankara bu ülke kurulduğu dönemde bozkırın ortasında çıplak ayaklarının altında nasırları ayakkabı yerinde gören, yamasız elbisesi belki de hiç olmayan yokluğun, sefaletin ama o sefalet içinde dahi hep başı dik ve mağrur olmanın simgesi olduğundan belki de başkent olmuştu. Bozkırda tarihsiz, sahipsiz bir şehirdi. Çok geleni olmuştu ama hiç kalanı olmamıştı. Aslında hiç yalnız kalmamıştı ama çok terkedilmişti. Terk edilmeye o kadar alışmıştı ki en sevdiğinden ayrılsa bile gözünü kapamayacak kadar hislerini içine gömmüştü. Yani vatansızlar için hep bir durak olmuştu Ankara; ama hiç vatan olmamıştı onlara. Nereden bilecekti vatansızların vatanının yolunda olduğunu ve her gelen yolcunun yolunun sonunu gördüğünü.
İşte o yolcuların ulaştığı son hep İstanbul oldu. İstanbul yolun sonuna bütün haşmetiyle kurulmuş, çölde vaha bulmak kadar ona kavuşmak zor olmuştu. İstanbul nazlıydı, zordu onun kalbini çalmak. Gelen ister sefasını sürsün ister cefasını çeksin ayrılmazdı. İşte bu yüzden her gelen için artık VATANSIZLARIN VATANIYDI. İnsanlar bu şehre geldiklerinde geçmiş vatanlarını sadece oturdukları semtlerde mahalle adına çevirirler. Tıpkı ülkelerarasında göçenler gibi bu şehre gelenlerde dönmeyi değil burayı vatan yapmayı amaç edinir. Bu son aşkıdır o ömürlerin ve sonsuz olduğunu sadece İstanbul’un anlayacağı bir boyuttadır. Dedim ya İstanbul’u sevmek Ankara’ya ise alışmak daha kolaydır. Ve günü geldiğinde bunların arasında bir seçim yapmak zorundasınızdır. Konu İstanbul’sa genelde geriye dönemek pek mümkün olmaz. Şairler, yazarlar hep bu şehre aşık olmuş, ömürlerinin son demlerini onun koynunda geçirmiştir. Belki de sadece Türkiye’de değil tüm dünyada en kolay aşık olunabilecek şehirdir İstanbul. Onun sevgisi bazen o kadar yücelir ki etrafı surlarla çevrilir, onu almak için karadan gemiler yürütülür, surlarının dibinde yaşarken gidememişsem bari ölürken oradan ayrılmayalım isteğiyle erenler gömülür. Ankara ise onu en çok sevenler tarafından bile terk edilir. Bazen içerler onlara. Ne de olsa her şeyi vermiş, onları mutlu etmeye çalışmıştır ama kaderi hep aynı kalmıştır. Hiç kimse Ankaralı olamamıştır ama pek çok kişi hiç görmese bile İstanbullu olmak için can atmıştır.
İstanbul’da bulunduğum dönemde bu şehri sevmedim dersem yalan olur. Ama Ankara’da kurduğumuz dostlukları, orada düzensizlik olarak algılasakta yaşattığımız düzenin değerini de bir o kadar sevdiğimi anladım. Belki de insan lay lay lom günlerinin geçtiğini düşündüğünde biraz düzene de ihtiyaç duyuyor. Sonuç olarak şairlerin de dediği gibi İstanbul’u görmeden ölmemek gerekir, ancak İstanbul’da yaşamaya çalışırken de ölmemek pek çok kişiye nasip olmayan bir durum. Ama gün gelirde her iki şehirde yaşamam gerekir ve günleri bölmem istenirse hafta içleri Ankara’da hafta sonları ise İstanbul’da yaşarım.

Bilal ERTUĞRUL

27.09.2011

16:20

Read Full Post »