Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Fransa ne istiyor’

BU KOMEDYA ARTIK SON BULSUN…

Dün akşam saatlerinde 7 saat süren görüşmelerin ardından ülkemizde Sözde Ermeni Soykırımının İnkarının Yasaklanması olarak bilinen yasa tasarısı beklendiği gibi Fransız Senatosu’nda onaylandı. Yasa tasarısı senatoda onaylandıktan sonra bir Fransız Bakan NTV’de canlı yayına çıktı. Özetle şöyle diyordu; “Biz Ermeni Soykırımı’nı tanıyan yasayı 2003’de geçirdik 9 yıldır neredeydiniz, 9 ay önce de bir paket vardı orada neden yoktunuz, yanlış yorumlamayın, tasarıda Ermeni lafı yok dedi, genel olarak soykırım inkarına uğraşıyoruz ve bunu insan hakları meselesi olarak görüyoruz.” dedi. Aslında Fransız bakanın konuşması ve daha sonra Türkiye’de duyduğumuz açıklamalardan sonra aklıma tüm bu olup biteni açıklayacak tek bir laf geldi: Komedya…

Öncelikle daha önce de sözde Ermeni Soykırımı üzerine yazdığım yazılarımda belirttiğim gibi 1915 olayları kesinlikle Birleşmiş Milletler sözleşmesiyle belirlenmiş Soykırım tabirine uymamaktadır ve bu olayların adı ancak karşılıklı katliam olarak konabilir. Hal böyle iken özellikle Ermenistan dışında yaşayan başta Fransa ve ABD Ermeni Diasporalarının öncelikle ilgili ülkelerde kendi çıkarları için bu olayları Soykırım olarak tanıtma çabaları 2000’li yıllarla beraber zirveye ulaştı. Bu Komedya da burada başladı. Çünkü tarihçilerin uzmanlığına bırakılması gereken bir konu siyasi istismar ve çıkar hesapları peşinde tarih sahnesinden parlamentolara iniyordu ve o gün Komedya start alıyordu.

Daha sonra başta ABD olmak üzere pek çok ülkede Türkiye karşıtı grupların etrafında en kolay buluştuğu konu bu sözde soykırım konusu oldu. Ama ne yazık ki Türkiye bu komedya ve sonuçlarının ulaşabileceği nokta hakkında çok geç uyandı. İlgili süreçte belli ülkelerde Soykırım olarak tanınan 1915 olayları ve 24 Nisan anma törenleri uzun dönemde Türkiye için büyük bir dezavantaj oluşturacaktı. Ve nihayet 2012’de Fransa’da gelişen süreçle Türkiye uyandı. Ama aslında bizim uyanışımızda bir komedyadan başka bir şey değil. Neden mi? Fransız Bakanın açıklamalarına dönelim. Ne diyor; biz Soykırımı 2003’de tanıdık diyor. 2003 yılında bu ülkede iktidar da muhalefet de halk da aynıydı. Hani bugün hepimiz hep bir ağızdan bağırıyoruz ya işte o hepimiz aynıydık. Adamlar o arada Fransa, İsveç, İsviçre gibi pek çok ülkede soykırımı resmi olarak tanıttılar. Avrupa’nın dünyada yaptığı emperyalist ilerleme ve gerileme katliamları bir yanda dururken Hitler’in Yahudi Soykırımı’nın yanında ilk akla gelen soykırımı olarak Avrupa’nın düşünce dünyasına koydular. İşte o gün susan biz bugün konuşuyoruz, boykot ediyoruz, ticaret hacimleriyle tehdit ediyoruz, dahası gerçekten birilerinin bir şeyler yapabileceğine inanıyoruz. Yapmayın sadece komik oluyoruz. Yıllardır uyuyarak bu boyuta getirdiğimiz bu konuda artık konuşarak katkıda bulunuyoruz. Bu yüzden işte sırf bu yüzden ilgili süreçte bu ülkede siyasette iktidar muhalefet, bakan vekil, iş adamı kanaat önderi kim ve ne olursa olsun yıllardır susan bugün konuşanların sözleri benim için anlamlı değildir. Onlar da bu komedyanın parçalarıdır.

Peki madem bu yapılanlar Komedya ne yapmalıyız, nasıl doğru adımları atarız? Onları da açıklayayım. Öncelikle bir gerçekle yüzleşelim başta Avrupa ve Amerika olmak üzere pek çok ülkede 1915 olayları artık Soykırım olarak tanınmıştır. Bu gerçekle yüzleşmek bu gerçeği kabul etmek değildir aksine kabul etmemenin yetmediği, elimizde kanıtlarımız olmadan, konu tarihçiler tarafından netleştirilmeden bu süreçte kaybeden olmaya devam edeceğimizle yüzleşmek demektir. Bu sebeple acilen bu konu Türkiye’de daha şeffaf konuşulmalı, devlet arşivleri Türk, Ermeni ve tüm milletlerden tarihçilere açılmalı, konunun araştırılması için gerekirse devlet bursları verilmeli ve bu konu artık netleştirilmelidir. Dikkat edilirse bu önerdiğim çözümlere yıllardır Ermeni tarafı karşı koymaktadır, neden; çünkü ancak ve ancak bu yolla bu davada kaybeden olacaklarını çok iyi biliyorlar ve ne yazık ki yıllardır bu masaya gelmemeye özen gösterip, bizi de uyutuyorlar. Artık uyanma ve bu komedyadan ayrılma zamanı. Araştıracağız, öğreneceğiz, öğreteceğiz ve gerçek neyse onla yüzleşeceğiz. Bu arada da başta siyasiler popülist söylemlerden uzak duracak yapamayacağımız, Türkçesiyle yemeyecek önlemlerden bahsetmeyeceğiz. Fransa ile pek çok örgütte aynı çatı altındayız. Daha 3 ay önce Libya’da, yarın Suriye’de onların dümen yolundayız. Bu bağlamda Sarkozy’nin içerde yaptığı şovu biz de ülkemizde yapmayacak ve gerçekçi olacağız. Siyasiler artık bu işe karışmasın sadece arşivleri açsın ve gereğinin yapılmasını her gün bu sıkıntıyla yüzleşen, yurt dışında yavaş yavaş soykırımcı damgası vurulan halka, o halkın oluşturacağı sinerjiye bıraksın. Ama millete gazı yükleyip bir on yıl daha uyutmaya çalışmasın. Bu sorun artık halk olarak bizi rahatsız etmektedir ve adı Türk Diasporası olsun, Türk bilim adamları, tarihçileri olsun ne olursa olsun bu halk artık bu sorunun çözülmesi için gereken desteği verecektir ve de vermek zorundadır.

Komedya, komedya, komedya… 1915 Olaylarına Soykırım kisvesi vurulmaya çalışıldığı günden bu yana Ermeni Diasporasının yaptıkları, bize yaptırdıkları için kullanılabilecek tek kelime Komedya’dır. Ancak bu Komedya her geçen gün bizi Türk insanını dünyada Soykırımcı olarak tanıtmakta hem imajımızı bozmakta hem de haksız bir ithamı daha bugünden doğacak çocuklarımıza yüklemektedir. İşte sırf bu yüzden dahi olsa büyüklerimizin ne yazık ki çok uzun zamandır içine düştükleri bu Komedya’dan biz çıkmalıyız, araştırmalıyız, çıkacak gerçek neyse onla yüzleşmeliyiz ve artık bu sorunu geldiği yere tarihin sayfalarına, alınacak her dersi alarak göndermeliyiz. Bu yüzden bu komedyayı bitirmeli ve yeni, aydınlık yarınlarda daha önemli konulara odaklanmalıyız.

Bilal ERTUĞRUL

25 Ocak 2012

21:04

Reklamlar

Read Full Post »