Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘güz’

Sana adanmış bir ömür yaşıyorum yokluğunda

Şimdi nerde, kimlesin bilmiyorum ya

Hayaller kuruyorum

Belki güneşli bir sahil kasabasında

Belki yalnızlıklarınla baş başa

Koca bir metropolün tam ortasındasın

Belki de kendinle yerli yersiz kavga ettiğin anlardasındır

Özür dilerim ama yalnız hayal edebiliyorum seni

Sen de benim kadar yalnızsındır diye umuyorum

Kendimden utanıyorum bu anlarda

Böyle öğretilmemişti aşk eski zamanlarda

Onun mutluluğuyla mutlu olmak demişlerdi

Ve kıskanmamalıydı seven

Sevdiği başkasının olsa da

Ama gel gör ki gözlerinde başka bir gölge,

Kollarında başka bir fani hayal etmek bile ölüm bana

Sen de benim kadar özlüyorsundur diyorum

Aslında sana gelecek cesareti bulamadan

Senin de yok olmanı diliyorum bir yanımla

Yokluğun, yokluğun artık çekilmez bir hal alıyor

Özlem desem değil, pişmanlık hiç değil

Okyanus ortasında yapayalnız kalmak gibi bir şey

Etrafında onca kara parçası dururken

Hiçbir limana demir atamamak

Ve hep çoktan sürgün edildiği

Bir limana geri dönme isteği sanırsam

Bazen duraksıyorum yokluğunda

Bir yerlerde kayboluyorum

Olmazdı, imkansızdı diyorum

Zorlasak da, koşsak da yemezdi gücümüz diyorum

Yine utanıyorum

Ben ki Torosların aşk destanlarıyla büyüdüm

Aşkı hiç anlamamış olmanın

Cesaretini kuytu köşelerde kaybetmiş olmanın üzüntüsünde yok oluyorum

Halen gelmek istiyorum sana

Öyle vardiya nöbetlerindeki ahmak voltalarla değil

Koşar adım, koşar adım gelmek istiyorum

Ama cesaretim çoktan terk edip gitmiş

Yüreğim çoktan satılmış ikinci el pazarlarda

Yokluğunu bile adam gibi yaşayamazken

Bir kez daha anlıyorum sana neden gelemediğimi

Ben seni hak etmediğim için vazgeçtim

Belki de kendimi böyle avutup

Ömrümün en güzelini böyle mahvettim

Bilemiyorum

Özlüyorum

Utanıyorum

Yavaştan sensiz ve yokluğunda mahpus bir halde

Ölüyorum

11 Haziran 2015

İstanbul

Reklamlar

Read Full Post »