Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Kimlerin notu düştü’

MOODY’S SADECE TEYİT ETTİ…

MOODY’S SADECE TEYİT ETTİ…

Sabah saatlerinde piyasalarda kısa süreli bir dalgalanma oldu. Bunun sebebi 3 büyük kredi derecelendirme kuruluşundan birisi olan Moody’s tarafından Avrupa’da yer alan 6 ülkenin notunun düşürülmesi, 3 ülkenin de görünümünün negatife çevrilmesiydi. Ancak piyasalar bu dalgalanmadan kısa sürede kurtuldu. Çünkü az bir dikkatli incelendiğinde Moody’s geçtiğimiz aylarda diğer iki büyük kredi derecelendirme kuruluşu Fitch ve Standard & Poors’un yaptığı not düzeltmelerinden başka bir şey yapmamıştı. Peki, bu ve bundan önceki not indirim açıklamaları da baz alındığında genel olarak Avrupa ekonomisi için durum ne? İsterseniz bu konuya yoğunlaşalım…

Öncelikle Moody’s tarafından yapılan açıklama ve not indirimlerine bakalım. Moody’s yaptığı açıklamayla İtalya’nın kredi notunu “A2″den “A3″e, İspanya’nın kredi notunu “A1″den “A3″e, Portekiz’in kredi notunu “Ba2″den “Ba3″e, Slovakya ve Slovenya’nın kredi notlarını “A1″den “A2″ye ve Malta’nın kredi notunu “A2″den “A3″e indirdi. İspanya’nın kredi notunu iki kademe, diğer 5 ülkenin kredi notlarını ise birer kademe düşüren kuruluş, bu ülkelerin kredi notlarının görünümünü ise “negatif” olarak belirledi. Fransa, İngiltere ve Avusturya’nın “Aaa ya da A1” olan kredi notunu koruyan kuruluş, bu üç ülkenin kredi notları görünümünü ise “durağan”dan “negatif”e çevirdi. Moody’s, Avro Bölgesi kurtarma fonu Avrupa Finansal İstikrar Fonu’nun (EFSF) “Aaa” olan kredi notunu korudu.

Evet, ilk bakışta bölgenin en önemli 5 ekonomisinden İspanya ve İtalya’nın notlarında düşüşler ve en güçlü 2. ve 3. ekonomiler olan İngiltere ve Fransa’nın görünümlerinin negatife çevrilmesi yani olası bir not indirimine hazır olun emri önemli derecede kötümserlik yaratıyor. Ancak bu not indirimlerinin daha önce diğer 2 derecelendirme kuruluşu tarafından yapılmış ve piyasalar tarafından fiyatlanmış olmasıyla bu olumsuz hava ortadan kalktı. Aslında İtalya ve İspanya’nın gün içindeki borçlanma ihalelerinde oluşan faizler dikkate alındığında Avrupa için iyi işaretler de gelmeye başladı.

Peki, gerçekten iyileşen bir Avrupa mı var yoksa bunlar sadece geçici bahar ayları mı? İsterseniz bir de bu açıdan konuya yaklaşalım. Geçtiğimiz hafta Yunanistan ise AB, IMF ve Dünya Bankası’ndan oluşan Troyka heyeti arasında Yunanistan’a yönelik 130 Milyar Avroluk ikinci kurtarma paketi üzerinde anlaşma sağlandı. Paket hafta sonu Yunan parlamentosundan da geçti. ABD ve Çin’den gelen büyüme, işsizlik verileri, Almanya’da artan güven ve gelişmekte olan ülkelerin en azından sene başı için beklenenden daha hızlı büyüme performansları ortaya koymasına eklenen bu gelişme piyasalarda son haftalardaki iyimserliği tavan yaptırdı. Ancak bence burada görmezden gelinen bazı noktalar var. Bunlara da değinelim.

Öncelikle Yunanistan’a verilen yardımlar ülkenin sadece borçlarını çevirmesine yetecek düzeyde gözüküyor. Almanya Başbakanı Merkel’in söylediği gibi eğer bu son paket olursa Yunanistan’ın büyümesi için daha uzun zaman gerekecek. Yunanistan bu paketle sadece acil borç ödemelerini yapar. Ancak büyüme olmadan iflas kaçınılmazdır ve kanımca AB buna yıl ortasından itibaren izin verecektir. Yani Yunanistan’da resim düzelmiş değildir. Üstelik bahar aylarında yapılması düşünülen seçimlerle gelen iktidarların bu paketin zorlu koşullarını yapacağı da kesin değildir. Yani Yunanistan’da sadece zaman öldürülmekte pansumanla kesilmesi gereken kol içerde tutulmaya çalışılmaktadır. Yunanistan er ya da geç en azından Avro Bölgesinden çıkartılmalıdır ve çıkarılacaktır.

Çin ihracat bazlı büyüme ve düşük kura geri döndü. Bu politika daha öncede belirttiğim gibi diğer dünya ülkeleri malları aldıkça iyi ama olur da bir kesinti olursa Çin için de artık gözden geçirilme ve değiştirilme zamanı gelecektir. ABD ve Rusya seçim yılındalar ve tüketimleri kısmayacakları aşikar. Ancak ABD’de 2014’e kadar sürdürüleceği açıklanan Düşük Faizin yol açması muhtemel bir enflasyon bu ülkedeki tüm iyimser havayı yok edecektir. Avrupa’ya gelince burada bakılacak nokta Almanya’dır. Çünkü Almanya iyiyse AB iyi o kötüyse AB ölüdür. Almanya’da son aylardaki olumlu göstergeler tıpkı Çin’de olduğu gibi diğer ülkelerde artan tüketim ve yapılan ihracatta gizlidir. Yani Almanya’da olası bir tüketim daralmasıyla ciddi sıkıntılar yaşayabilir.

Sonuç olarak piyasalarda bahar havası esse de ben halen karamsarım. Çünkü bizi bu zorlu sürece sokan Avrupa’nın tek bir mali sisteme entegre olmaması, ülkelerin 2008-2009 krizinden kalma yüksek borç oranları halen devam etmektedir. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde de yapısal dönüşümlerin hızı zayıflamış görünmektedir. Bu bağlamda krizi ve olumsuz tabloyu ortaya çıkaran sebepler halen ortadayken olumlu olmayı sadece Abesle İştigal olarak yorumluyor ve böyle devam edilmesi halinde ne yazık ki önümüzdeki birkaç yılı hiç de olumlu görmüyorum.

Bilal ERTUĞRUL

14 Şubat 2011

15:01

Read Full Post »