Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Kişisel Yol Haritası’

NERDESİN EY ÖMER!

İnsan nedir, niye yaşar? Bu dünyaya gelirken nasıl bir tabiatı vardır ve dünyadaki amacı nedir? Hıristiyanların Vaftiz törenlerine neden olarak gösterdiği üzere insan kötü mü doğar yoksa dünya mı onu kötüleştirir? Yoksa İslamiyet’in Tasavvufi düşüncede dile getirdiği gibi tertemiz doğup, içinde en derininde sakladığı İhsan-ı Kamil’e ulaşmak için mi yaşar? Yani insan iyi olarak mı kötü olarak mı doğar? Ve bu doğum yani başlangıç sonu ne kadar etkiler? Son zamanlarda buna yoğunlaştım ve bugünkü yazımda sizlerle bunu paylaşmak istedim.

İnsanoğlu ilk dünyaya ayak bastığı zamanlarda çok az şey mi biliyordu yoksa aslında özü yani her şeyi bilip her geçen gün ondan uzaklaşıyor muydu? Kanımca ikincisi çok daha doğru bir açıklama olacaktır. İnsan 3 şeyden oluşur Kalp, beyin ve ruh. Kalp hislere yani duygulara yön verir, beyin düşünce ve harekete yön verir, ruh ise hem ikisi arasındaki dengeyi sağlar hem de insana ölümsüzlüğü verir. Ölümlü bedenin parçaları olan kalp ve beyin dünyevidir. Dünya hayatı onlarla yaşanır ya da onlar bizi yaşatmaya çalışır. Ama sonlu olduklarını onlar da bilir. Bu yüzden asıl amaçları ölümsüze ulaştırmaktır. Yani Ruhun kontrolünü sağlamaktır. İnsan işte dünyaya ayak bastığı zaman bunu biliyordu. Yani kalp ve beyinle ulaşacağımız her şeyin özünü. Ama asırlar geçip insanlar özden uzaklaştıkça kalp ve beyin görevlerini ya da benim tabirimle asıl görevlerini unutuyorlardı. Unutmak onlara mahsustu çünkü dedim ya ölümlü olan onlardı. Peki, denge nasıl sağlanabilirdi ya da yeniden dengeyi nasıl sağlayabiliriz. İşte burada yeniden idrak ettiğim gerçekten vicdandan ve adaletten dolayı başlığım Nerdesin ey Ömer oldu.

Şu günlerde gerek ülkemizde gerekse de dünyada adaletsizlik hüküm sürüyor. İnsan dengesini kaybettiği gibi dünyaya da dengesini kaybettiriyor ve kanımca bu durumdan çıkmak için büyük bir musibet bizi bekliyor. İşte o musibete yakalanmadan önce bir an evvel kendimize çekidüzen vermeli ve doğruya ama evrensel içten gelen doğruya ulaşmalıyız. Adalete ulaşmalıyız ve bunun için Hz. Muhammed (SAV) sonrası İslam’ın 2. Halifesi Hz. Ömer’e adaletin kılıcına bakmamız yeterli olacaktır. Belki başka örneklerde bulabiliriz ama kendisini öncelikle Müslüman olarak tanımlayan, muhafazakâr olarak adlandıran çoğunluğumuz olduğu için Nerdesin Ey Ömer diyorum. Nerdesin…Kararan vicdanlarsa sen Nerdesin Ey Ömer…

Ömer’i arıyorum çünkü kararmış vicdanları görüyorum. Kısasa kısas denilerek hafifletilen ama asla vicdana sığmayan adaletten utanıyorum. İnsanlar suçlu ya da suçsuz demeden aylarca hapishanelerde yatıyor. Gencecik çocuklar sadece düşünmeye çalıştıklarından, haksızlıklara, ayrımcılıklara karşı baş kaldırdıkları için annelerinden, babalarından, sevdalarından ayrı kalıyor. Ve ne yazık ki bunlar canım ülkemde sadece bir şiir yüzünden hapishaneye giren ve halkın oyuyla seçildiği yerden koparılan bir Başbakan’ın, yüzyıllardır yok sayılan Anadolu insanının hani o kimin nesi olduğunu bilmeden dünyanın her hangi bir yerindeki zulümde sanki kendi canı yanıyormuş gibi üzülen Anadolu insanının iktidarında vuku buluyor. Biliyorum her şey yönetenden geçmiyor ama ne yazık ki bütün bunlar yöneten görmeden de olmuyor, olamıyor.

Ama ben burada da iğneyi Başbakan ya da yönetenlere saplarken çuvaldızı yukarda saydığım Anadolu insanında kendimde, annemde, babamda, sevdiğimde buluyorum. Hatayı, görmezden gelmeyi seçen bizde buluyorum. Yok oluyoruz. Bedenen, ekonomik güç açısından, siyasi güç açısından altın çağımızı yaşarken yok oluyoruz. Ve belki de gemiyi hiç kaçırmamamız gereken yerde görmezden geliyoruz.

İnsan kötü değildi. Ama iyilik için vicdana sarılması doğruyu kalp ve beyinde buluşturması gerekiyordu. Ama biz bunu yapamıyoruz. Biz Ömer’in uğruna canını verdiği davanın yolcuları bunu yapamıyoruz. Ben bugünden sonra en azından kendi hayatımda onun adaletini esas alarak yaşayacağım ve gerekirse bu yolda can da vereceğim. Bizi yönetenlere, dünyada kötü diye nitelendirdiğimiz insanlara kızmadan, saymadan sizleri de bu vicdan muhakemesine davet ediyorum. Tabi önce başımızdakileri değil kendimizi, başkasını değil bizi, eli değil yari çağırıyorum. Bir kez daha Ömer gibi yaşamayı başarabilenlerden olanlardan olmak dileğiyle, daha adil, daha barışçıl, çocuklarımıza utanmayacağımız bir dünya bırakmak için Ömer’e bakalım diyorum. Ömer’e… Ve vicdanlarımızda yankı bulması ümidiyle Nerdesin Ey Ömer diyorum. Nerdesin Ey Ömer…

Bilal ERTUĞRUL

18 Kasım 2011

22:28

Reklamlar

Read Full Post »