Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Kwame Brown’

TAKASLARIN ARDINDAN NBA – 2…

İlk yazımda takas döneminin bana göre kesin kazananlarına değindim. Ancak tabii ki takas döneminde sadece kazananlar yok. Bir de işin kaybedenleri ya da durumu kısa vadede belli olmayanları var. Şimdi de bunlara değinelim…

Kanımca takas döneminin en büyük kaybedeni ise New Jersey Nets oldu. Dwight Howard’ı alıp, Deron Williams – Dwight Howard ikilisiyle NBA’in en iyi 1-5 numara kombinasyonuna sahip olup önümüzdeki yıldan itibaren zirveye oynamaya çalışan Nets, Dwight’ı alamadığı gibi Williams’ı da sene sonunda tutması da oldukça zorlaştı. Ellerindeki tek ciddi yeniden yapılanma kozu olan draft hakkını da Portland’a göndererek kanımca uzun yıllar kalabilecekleri bir batağa saplandılar. Bu bakımdan uzun ve kısa vadede en çok kaybeden onlar oldu. Sene sonunda Deron’da giderse, ki kanımca gidecek, işte o zaman New Jersey Brooklyn’e taşınırken NBA’in en kötü takımı apoletini de taşıyacaktır.

Takas döneminde bu yılı bir kenara bırakan ve geleceğe yatırım yapan takımların başında Golden State Warriors var. Her ne kadar son maçlardaki performansıyla batı konferansında Play – Off potasına girse de takım yöneticileri bu durumdan tatmin olmamış olacaklar ki takımlarını baştan aşağı yenilediler. Öncelikle neredeyse tıpatıp aynı özelliklere sahip iki skorer guard arasında seçimlerini sakatlıklardan muzdarip Stephen Curry lehine kullandılar ve Monta Ellis’i Milwaukee’ye takas ettiler. Bunun karşılığında yine sakatlıklardan muzdarip pivot Andrew Bogut’u aldılar. Uzun zamandır iyi bir pivot almak istiyorlardı ve sağlıklı olduğunda NBA’in en iyi 5 pivotundan birini alarak bu emellerine ulaştılar. Dahası Stephon Jackson’ı Milwaukee’den alıp, Richard Jefferson karşılığında San Antonio’ya yollayarak 3 numaraya da iyi bir parça buldular. 2 numarada skorer çaylak Klay Thompson’a da ciddi bir güven duyuyorlar ve bu yılı onun gelişimi için kullanacakları netleşti. Her ne kadar Golden State kısa vadede draft dönemine kadar bu yılı kapatsa da sağlıklı olurlarsa seneye NBA’in en iyi 5’lerinden birine sahip olacaklar ve çok baş ağrıtabilirler. Ancak sağlık onlar için en azından kısa vadede en önemli soru işareti olacak.

Golden State gibi bu yıldan vazgeçen bir diğer takımda Portlan Trail Blazers oldu. Onlar da sene sonunda sözleşmesi bitecek olan Gerald Wallace ve Nicolas Batum arasında seçimlerini Batum’dan yana kullanıp, Wallace’ı New Jersey’e takas ettiler. Aldıkları Mehmet Okur ve Shwayne Williams düşünüldüğünde en değerli geri dönüş ilk 10’da olması yüksek ihtimal olan Draft hakkı olacak. Yine yeniden yapılanma kapsamında pivot Marcus Camby’i Houston’a yollayıp genç guard Flynn ve 2 yıl öncesinin draft fiyaskosu pivot Thabeet’i aldılar. Bu hamlelerle bu yılı çöpe attılar. Ancak eğer Thabeet bulduğu sürelerde kendini geliştirir ve Draft’tan iyi bir oyuncu çıkarırlarsa seneye tekrar arenaya döneceklerdir.

Önemli bir takasla, NBA’in en iyi pota altı oyuncularından Nene’yi takasla alan Washington’da seneye yatırım yapanlar arasında. Onlar da şutör guard pozisyonunda seçim yapmak zorundaydı ve Jamaal Crawford’u Nick Young’a tercih ettiler. Ama bence bu tercihte hata yaptılar tabii zaman en doğruyu gösterecek. NBA’in en iyi genç guardlarından John Wall ve Nene etrafında seneye yapılanmaya çalışacak olan Washington bu takasları takım içi disiplin için yapmış gözüküyor ve sonuçlarını zamanla göreceğiz. Ama şu anki hallerinden (en kötü 2. takım) daha da kötüye gitmezler diye düşünüyorum.

Takas döneminde yaptıkları hamlelerle geriye gitmeyecek ama ileriye gidip gitmeyeceklerini zamanla göreceğimiz takımlar da var. Bunların başında Doğu’nun 4 numarası İndiana, yine Doğu’nun 5 numarası Philadelphia ve Batı’nın 2 numarası San Antonio var. İndiana her ne kadar Doğu’da 4. Takım olsa da ilk iki sıradaki Miami ve Chicago ile baş etmeleri beklenmiyordu. Onlar da bunu düşünerek Toronto’dan Barbosa’la bençlerini güçlendirdiler. Ancak bu hamlenin onları Doğu Finali’ne taşımaya yetmeyeceğini düşünmekteyim. Çünkü büyük ağabeylerle uğraşacak bir süperstarları yok ve onu bulana kadar büyükbaşların ensesinde dolaşmaya devam edecekler.

Philadelphia da neredeyse İndiana’yla aynı konumda yer alıyor. Onlar da Doğu’nun iki büyük başından gerideler ama diğerlerinden öndeler. Onlardan da bir süperstar atağı bekleniyordu. Ama onlarda tıpkı İndiana gibi kendilerini bu aşamaya getiren takım oyunundan vazgeçemediler ve Memphis’te rotasyon dışına çıkan Sam Young’u aldılar. Ancak onların İndiana’ya göre içerde bir umudu var. O da son iki haftada ilk 5’e yerleştirdikleri Evan Turner. Eğer Turner beklenen patlamayı yapar ve bu takımın starı olursa kanımca büyükbaşlar için Orlando’yla beraber en büyük problem olacaklardır. Aksi takdirde onlarda o süperstarı bulana kadar bugünkü konumlarında kalacaklardır.

Bu iki takımla benzer bir hamleyi de yaşlı kurtların takımı San Antonio yaptı. Golden State’den eski oyuncuları Stephon Jackson’ı takasla aldılar. Son senesinde şampiyon olduğu takıma geri dönen Jackson’ın katkısı bu takımın yıl sonundaki sıralamasını da doğrudan etkileyecektir. Eğer uyum sağlarsa Batı’da Los Angeles takımları ve Oklahoma’ya ciddi problem yaratabilirler. Aksi takdirde bu takımın da yeniden yapılandırma zamanı gelmiş demektir.

Son olarak da son gün takaslarıyla kendisini şampiyonluk potasına atmaya çalışan Houston’a bakalım. Houston Batı’nın İndiana’sı gibi duruyor. Onlar da bir süperstar eksikliğindeler ve ne yazık ki yine bu sorunu çözemediler. Kanımca son takaslarla Golden State ve Portland Play – Off yarışından çekilince onlar kendilerine yer bulacak. Ama belki bir maç alacakları bir seriden sonra elenmeye mahkum gibi duruyorlar. Bence halen değeri varken Kevin Martin’i takas edebilseler çok güzel olurdu. Ama kanımca onlar da daha birkaç yıl orta sıra takımı olmanın ötesine geçemeyeceklerdir.

Evet yapılan yapılamayan, son anda iptal olan takaslarla bir dönem daha geçti. Bundan sonraki yazımı Play – Offlar öncesi yazacak ve size o günkü düşüncelerimi aktaracağım. O zamana kadar NBA’yle kalın…

Bilal ERTUĞRUL

16 Mart 2012

01:03

Reklamlar

Read Full Post »

TAKASLARIN ARDINDAN NBA – 1…

Amerikan Basketbol Ligi NBA uzun sevdam 90’lı yılların sonunda maçlar Kanal D ekranlarından yayınlanırken başlamıştı. Çok sevdiğim Futbol’un aksine bol skorlu, güç dengelerinin daha hızlı değiştiği ve insanoğlunun fiziksel olarak en mükemmele ulaşmaya çalıştığı bu sporun 2001 Avrupa Şampiyonası’nda gelen ikincilikle beraber ülkemizde de yaygınlaşmasıyla NBA’e erişimimiz de kolaylaştı. Ortaokul yıllarımda haftada bir gün, Salı günleri çıkan Fanatik Basket gazetesini her elime aldığımda gruplardaki puan durumlarını, istatistikleri okuma hazzım artık bu spora çok ciddi derecede bağlandığımı belgeliyordu.

Artık ülkemizden 5 oyuncunun oynadığı, globalleşen dünyayla beraber pek çok gencin takip ettiği bu ligde en güzel dönemlerden birisi de takas dönemleridir. Yılın ilk yarısı geçtikten, All Star şovu tamamlandıktan sonra gerçekleşen takasların dedikoduları aylar alır, son gün ise gerçekten tam bir karnaval yaşanır. Takım değiştiren oyuncular, şampiyonluk için son hamlelerini yapan takımlar, bu sezon için havlu atıp gelecek planlamasına girenler derken bu günlerde alınan ya da alınamayan kararlar hem o takımların hem de onları takip eden milyonların kaderini değiştirir. İşte dün de o güzel günlerden birisiydi ve takas sezonu kapandı. Bendeniz de naçizane bilgimle gerçekleşen takasları ve onların olası etkilerini ele alan bir yazıyla sizlere ulaşmak istedim.

Öncelikle kanımca Takas döneminin en büyük kazananıyla başlamak istiyorum. Milli oyuncumuz Hidayet Türkoğlu’nun da formasını giydiği Orlando Magic hakkında en çok söylenti çıkan takımdı. NBA’in en iyi 5 oyuncusundan birisi olarak gösterilen, şüphesiz en iyi pivot Dwight Howard sezon öncesi hazırlık kampında takımdan ayrılmak istediğini belirtmişti. Dallas, Los Angeles Lakers ve New Jersey Nets’i takas olmak istediği takımlar olarak açıklayan Dwight, takas sebebi olarak da takımının şampiyonluğa oynayacak kadroya sahip olmamasını göstermişti. Bu istek aslında son 2 yılda pek çok süperstar tarafından istenmiş ve takımları onları gönülsüzce de olsa takas etmişlerdi. Dahası Howard yıl sonunda sözleşmesindeki bir maddeye dayanarak elini kolunu sallayarak ve takımına hiçbir şey kazandırmayarak da ayrılabilirdi. Ancak Orlando yönetimi onu tutmak için her şeyi yaptı. Howard2ın duygusal yapısı da onların en büyük kozu oldu. Defalarca gitmek ve kalmak arasında karar değiştiren Howard son olarak sözleşmesindeki maddeyi iptal edip, takımda en azından 2013 yazına kadar kalma kararı verince de en büyük kazanan Orlando oldu. Neden mi kazandı? Çünkü istatistiklere göre 10 yılda bir gelen, NBA’in en iyi pota altı oyuncusunu kadrolarında tuttular. Dahası onu uzun vadede korumak için 1,5 yıl da kazandılar. Orlando kanımca Doğu Konferansı’nın en iyi iki takımı olan Miami ve Chicago’nun başına en büyük belayı açabilecek takıma sahip. Onlar için en zoru ilk turdaki olası İndiana, Atlanta ve Philadelphia 3’lüsünü geçmek olacak. Bu yıl daha iyi oynayan Hidayet, son maçlarda toparlanan Nelson ve pota altındaki skorerleri Anderson’la ilk turu geçerlerse finale kadar yürümeleri bile hiç kimseyi şaşırtmayacak.

Takas döneminin bir diğer kazananı Los Angeles Lakers oldu. Son demlerini yaşayan ama yılmadan savaşan NBA’in en iyi kumandanı Kobe Bryant’a son bir şampiyonluk yüzüğü alması için gereken yardımı bulmak amacında olan Lakers önce guard pozisyonu için Cleveland’dan Ramon Sessions’ı, sonra da benç için Jordan Hill’i takas ettiler. Yeni oyun kurucularıyla NBA’in en iyi ilk 5’lerinden birisine ve daha güçlü bir bençe sahip olan Lakers Batı’da Oklahoma’nın en büyük rakibi olmaya aday oldu. Dahası tecrübeleri ve son çeyreklerin efsanelerinden Kobe’yle birkaç gün önce hayal bile etmedikleri bir şampiyonluğu da alabilecek güçte olduklarını kabullenmek gerekiyor. Eğer sakatlıklarla uğraşmazlarsa Play-Off’larda büyük sürprizler yapabilirler.

Takas döneminde Doğu Konferansı takımlarından Milwaukee Bucks kısa dönemde kazanan ama uzun dönemde belirsiz bir konumda. Monta Ellis’le aradığı skoreri alan, Ekpe Udoh’la gelecek vaat eden bir uzuna sahip olan Milwaukee kanımca Ersan’ın da son dönemdeki oyunuyla Play-Off’a kalacaktır. Orada ne yapacakları ise tamamen rakibe ve biraz da Brandon Jennings’e bağlı. Sene başından bu yana hiç kullanmadıkları Stephon Jackson önemli bir oyuncu olmasına rağmen hiç katkı veremediğinden önemli bir kayıp değil. Ancak uzun dönemde takımdan ayrılırsa ciddi sorunlar yaşayacaklardır. Onların uzun dönemde kazanıp kazanmayacağı ise Andrew Bogut’un sağlığına bağlı. Orta düzey ücretli eski draft bir numarası sağlıklı olduğunda bir takımın çehresini değiştirecek bir oyuncu ancak sağlığı son 3 yıldır ciddi soru işaretleri taşıyor. Eğer iyileşip, yeniden eski formunu kazanırsa yaşına da dikkat edildiğinde aranacak bir değer olabilir. Ama kısa vadede bu yıl takıma katkı vermediği düşünüldüğünde Milwaukee kesinlikle kısa dönem için iyi bir iş yaptı.

Takas yapması en muhtemel takımlardan olan Los Angeles Clippers beklentiyi boşa çıkarmadı ve Chauncey Billups’ın sakatlığından sonra boşalan şutör guard pozisyonuna Washington’dan Nick Young’u hem de neredeyse hiçbir şey vermeden kadrosuna kattı. Nick Young takıma uyum sağlarsa Clippers 5’i ligin en iyi 5’lerinden ve Play-Off’ta çok can yakabilir. Ama her halükarda genç ve gelecek vadeden dahası son yıllarda çok kaliteli oyuncunun çıkmadığı bir pozisyonda oynayan bir oyuncuyu karşılıksız almak her halükarda iyi bir yatırımdır.

Clippers’ın Nick Young’ı aldığı takasın asıl aktörlerinden Denver’da kısa vadede kazanan olacak takımlardan birisi gibi geliyor bana. Çaylak Kenneth Faried’in oyunuyla 4 numara pozisyonunda Nene’ye ihtiyacı azalan Denver hem onun uzun ve yüklü kontratından kurtuldu hem de JaVale McGee gibi yetenekleri tartışmasız bir pivotu kadrosuna kattı. Burada asıl soru işareti de bu yetenekli ama vurdumduymaz uzunun Koç George Karl’ın denetiminde adam olup olmayacağı. Nene’nin takasıyla Wilson Chandler’ı da tekrardan kadrosuna katma imkanı bulan Denver McGee’den de verim alırsa batıda işler çok karışır. Ama kısa vadede kazanan takımlardan olmasını bekliyorum.

Not: Takas döneminin kısa vadeli kazananlarına yazımın ilk kısmında değindim. Takas dönemiyle bu yılı kapatan ve geleceğe yatırım yapan takımları, ya da durumları net olmayanları da ikinci yazımda belirteceğim…

Bilal ERTUĞRUL

16 Mart 2012

00:24

Read Full Post »