Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘nasıl devam etmeli’

YILIN EN İYİLERİ…

YILIN EN İYİLERİ…

Süper Final’in de tamamlanmasıyla Türkiye’de futbol koca bir yılı tamamlayıp yaz tatiline girmiş oldu. Ben de geçen yazımda ilk 4 takım için yaptığım değerlendirmeden sonra bugün de sizlerle bana göre sezonun en iyi 11’ini paylaşmak istedim. Baştan belirtmeliyim ki ligimizde pek çok takımın uygulamış olduğu 4-3-3 taktiğine göre yaptığım bu 11’de bazı oyuncular mevkilerinde kendilerinden daha iyileri olduğu için ilk 11’de yer alamadılar, ancak onlara da değindim. Mevkii ayrımına da dikkat ederek yapacağım bu 11’de ilgili mevkii de diğer göze çarpan performansları da sizlerle paylaşacağım.

Yılın En İyi Kalecisi: Fernando Muslera – Galatasaray

Mondragon sonrası bir türlü aradığı güvenli eldivenlere kavuşamayan Sarı Kırmızılılarda sene başında belki de Fatih Terim’in en çok istediği oyuncu olmuştu. Avrupa’da yıllardır Lazio gibi önemli bir takımın kalesini koruyan, Amerika kıtasının son şampiyonu Uruguay’ın kalecisi çok da yüksek olmayan bir maliyetle takıma kazandırıldı. Ligde cezalı olduğu bir maçın haricinde 39 maç kalesini koruyan ve bu maçlar sonunda açık ara ligin en az gol yiyen kalecisi olan 25 yaşındaki Muslera’yla beraber Galatasaray kalesi uzun süre güvende duruyor. Sene içerisinde bu mevkide iyi performans sergileyen diğer isimler Trabzonspor’dan Tolga, Fenerbahçe’den Volkan, Bursaspor’dan Carson ve Gaziantepspor’dan Karcemarskas oldu.

Yılın En İyi Sağ Beki: Emanuel Eboue – Galatasaray

Aslında Eboue ve takipçileri Fenerbahçe’den Gökhan, Trabzonspor’dan Serkan ve Beşiktaş’tan Hilbert arasında çok da büyük performans farkı yoktu. Ancak gerek yokluğunda takımının yaşadığı sıkıntı gerekse de kritik derbi maçlarında hem savunmaya hem de hücuma verdiği katkıyla Eboue benim tercihim oldu. Ama herkesin listesinde değişime en açık ve çok bariz bir iyi performans konulmayan mevkiinin yani ligin en eksik mevkiinin de burası olduğunu belirtmeliyim.

Yılın En İyi Sol Beki: Hasan Ali Kaldırım – Kayserispor

Son iki yıldır ligin ilgi çeken genç yeteneklerinden olan Hasan Ali Kaldırım bu yılda performansıyla göz doldurdu. Özellikle defansif anlamda hızını kullanırken her geçen gün güçlenmesi, hücumda her zaman doğru işler yapmaya çalışması ve teknik kapasitesinin yüksekliğiyle bu mevkide sorun yaşayan büyüklerin bu yaz en büyük iç piyasa hedefi olacağını düşünüyorum. Bu mevkide büyüklerde oynayan oyuncuların hiç birisi sürekli ve akılda kalıcı performans ortaya koyamazken Hakan Balta’nın Fatih Hoca’yla beraber son iki yıla oranla nispeten kıpırdadığını belirtmek kanımca faydalı olacaktır.

Yılın En İyi Stoperleri: Semih Kaya – Galatasaray & Egemen Korkmaz – Beşiktaş

Seçim yapmanın bana göre en zor olduğu mevkii bu yıl için stoper mevkisi oldu. Beklerin aksadığı, orta sahada defansif oynayan oyuncuların verimlerinin düştüğü bir yılda ligimizin en kaliteli oyuncuları arasında pek çok stoper sayma fırsatımız oldu. Ben Galatasaray’ın şampiyonluğunda kritik önemde olduğu için Semih Kaya’yı yılın stoperi seçtim. Çünkü eğer Fatih Hoca onu keşfedemeseydi  Galatasaray bugünkü konumunda olmazdı. Egemen Korkmaz’da hem gittiği Trabzonspor’un yaşadığı zorluklar hem de Beşiktaş ve milli takımda yoğun maç trafiğinde gösterdiği performansla benim bu listemde kendisine yer buldu. Bu mevkii de sezonun genelinde iyi performans ortaya koyan diğer isimler Fenerbahçe’den Yobo, Galatasaray’dan Ujfalusi, Beşiktaş’tan Sivok, Kayserispor’dan Eren Güngör, Gaziantepspor’dan Danny ve Bursaspor’dan Serdar Aziz oldu. Ama genel anlamda dediğim gibi bu yıl stoperlerin yılı oldu.

Yılın En İyi Orta Saha Oyuncuları: Selçuk İnan – Galatasaray, Manuel Fernandes – Beşiktaş & Christian Baroni – Fenerbahçe

Yılın en iyi orta saha oyuncusu bence hiç tartışmasız Galatasaraylı Selçuk İnan oldu. Trabzonspor’dan bonservis bedelsiz ama ciddi bir maliyetle Fenerbahçe’den önce transfer edilen Selçuk İnan bence bu yıl Galatasaray’ın Şampiyonluğunda oyuncu bazında en önemli isim. Attığı goller, yaptığı asistler ve en önemlisi Melo’yla kurduğu uyumlu ikiliyle bir anda ülkenin en iyi orta sahasını oluşturdu. Seneye de hem milli takım hem de Galatasaray için en önemli isimlerden olacak ve birkaç yılda iki takımda kaptanlığa yükselecek diye düşünüyorum.

Selçuk’tan sonra performanslarıyla dikkat çeken isimler Fenerbahçe’den Christian Baroni ve Beşiktaş’tan Manuel Fernandes oldu. Son iki yıl takımının en çok eleştirilen ismi olan Baroni tamamı kritik dakika ve maçlarda gelen golleri, Emre ve Alex’in sakatlıklarla boğuşmasıyla tek başına doldurduğu orta saha ve takımın saha içi liderliğiyle bu yıl Fenerbahçe’nin başarısında en önemli isim oldu. Gelecek yıl yeni partneri ve daha düzenli takım yapısıyla yine iyi işler yapacağını ve taraftarın aklındaki soru işaretlerini sildiğini düşünüyorum. Beşiktaş’ın içine düştüğü karanlık dehlizde bir elmas gibi parlayan Manuel Fernandes gerek Avrupa’da gerekse de ligde uzun süre takımını tek başına sırtladı. Attığı milimlik paslar, yaptığı ortalarla ölümcül hale gelen duran toplar ve tek kelimeyle mükemmel teknik kapasitesiyle saha içerisinde bu yıl en çok zevk veren oyuncu oldu. Pek çok maçta gösterdi ki hem Beşiktaş’a hem de ligimize fazla gelen bir oyuncu. Sene sonunda çıkan alacak sıkıntısıyla kaybedilirse ikinci Ribery faciası olarak kayıtlara geçecek ve ne yazık ki kaybeden futbol zevkimiz yani bizler olacağız. Bu isimler dışında Galatasaray’dan Melo, Trabzonspor’dan Colman, Gençlerbirliği’nden Soner, Eskişehirspor’dan Alper ve sene sonuna doğru yükselen performansıyla seneye bu listeye gireceğini düşündüğüm Bursaspor’un genç Fransız oyuncusu N’diaye ve bir diğer Bursalı Batalla da burada anmamız ve tebrik etmemiz gereken diğer oyuncular olarak dikkat çektiler.

Yılın En İyi Orta Alan – Forvet Oyuncuları: Miroslav Stoch & Alex De Souza – Fenerbahçe

Bu mevkii asıl yeri orta saha olarak görülen ama 4-3-3 sisteminin kanatlar ya da forvet arkası mevkilerinde serbest oyuncular için oluşturduğum mevki ve bence bu yıl be mevkiyi en iyi dolduran oyuncular sarı lacivertli takımdan çıktı. Uzun bir süre Semih ve Bienvenu ikilisinin sahada var ya da yok olduklarının anlaşılamaması sebebiyle takımın neredeyse tüm skor yükünü çektiler. Dahası orta sahayla hücum arasında bağlantı kurdukları için her maç çok yıprandılar ama takımlarının ligi ikinci bitirmesini sağladılar. Miroslav Stoch kabus gibi geçen ilk yılın ardından neden Avrupa’nın en iyi genç oyuncularından birisi olarak gösterildiğini dosta düşmana gösterdi ve bence bu performansla Türkiye’de uzun süre kalmaz. Kaptan Alex ise gerek centilmenliği gerek saha içi ve dışı kişiliği gerekse de yaşlandıkça güzelleşen oyunuyla ben bir yıl daha bu ligde en üst düzeyde oynarım mesajını herkese verdi. Bu isimler dışında Galatasaray’da bazı maçlarda sıyrılan Emre, Kayserispor’dan Amrabat, Sivasspor’dan Grosicki, Eskişehirspor’dan Kamara ve İstanbul Büyükşehir Belediyespor’dan Doka bu mevkii de lig genelinde öne çıkan oyuncular oldular.

Yılın En İyi Forveti: Burak Yılmaz – Trabzonspor

Geçtiğimiz yıl attığı 19 golle ben olgunlaştım diyen Burak Yılmaz Hakan Şükür sonrası ligin gördüğü en iyi forvet performansıyla ligin bu yıl mevkisinde en iyi oyuncusu oldu. Trabzonspor’un hücumda neredeyse her şeyi olan Burak seneye iyi bir partnerle beraber çok daha fazla can yakabilir ve eldeki forvetlere bakıldığında milli takım için de değişmez oyuncu olacaktır. Ancak bazen kolay gelen sakatlıklar ve saha içi gerginlikler halen kaçınması gereken özellikleri olarak dikkat çekiyor. Ama her şeye rağmen Burak sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da yılın en iyileri arasına ismini yazdırmayı başardı.

Yılın Teknik Direktörü: Fatih Terim – Galatasaray

İmparator kendisine yakışır bir geri dönüş gerçekleştirdi. 3 yıl aradan sonra kulüp çalıştırdı ve şampiyonluk sayısında lig tarihine geçti. Takımına verdiği ruh, her zaman oynatmaya çalıştığı hücum futbol anlayışı, yeniden gündeme soktuğu çift forvet ve futbolu güzelleştirmek adına aldığı risklerin sonucunda şampiyon olurken neden bu ülkenin en iyisi olduğunu da adeta herkese bir kez daha gösterdi. İmparator dışında Şenol Güneş, Aykut Kocaman ve ligin ikinci yarısında Karabük’te yakaladığı çıkışla Bülent Korkmaz bu yıl ligde ellerindeki imkanlarla iyi işler ortaya koyan isimler olarak ortaya çıktı.

Bu listede ismi geçen, geçmeyen ama ligimize değer katan, insanları bir gece dahi olsa yataklarına mutlu ve huzurlu gönderen tüm futbol ailesine teşekkürler. Seneye görüşmek üzere…

Bilal ERTUĞRUL

13 Mayıs 2012

15:58

Reklamlar

Read Full Post »

SÜPER FİNAL’İN ARDINDAN…

SÜPER FİNAL’İN ARDINDAN…

Bu gece itibariyle Türkiye Spor Toto Süper Lig’in şampiyonu belli oldu. Lig tarihinin en uzun maratonu olarak kayda geçen 40 haftalık yorucu sürecin ardından bu akşam Kadıköy’de yapılan maçla beraber şampiyon olan Galatasaray’ı tebrik ederek genel analizime başlamak istiyorum. Evet, zor oldu en az şampiyon Galatasaray kadar tebrik edilmeyi hak eden Fenerbahçe de ikinci oldu.

Lig analizimi süper final öncesi sizlerle paylaşmıştım. Bu yazımda süper final, genel sezon değerlendirmesi ve gelecek yıla yönelik beklentilerimi paylaşacağım. Galatasaray zorlu geçen 3 yılın ardından yeni Başkan’ı Ünal Aysal, yeni stadı Türk Telekom Arena, yeni hocası Fatih Terim ve ilk 11’inin 7 yeni oyuncusuyla şampiyon oldu. Lig genelinde en çok gol atan, en az gol yiyen ve süper finale 9 puanlık farkla giren sarı kırmızılılar süper finalde taraftarlarının beklentilerini futbol anlamında karşılayamasa da sonuçta amacına ulaştı. Maçlar zorlaşıp takımlar aynı trafikte maç oynamaya başlayınca ligin açık ara en iyi takımı gözüken Galatasaray’ın zayıf yönleri de ortaya çıktı. Ancak bu yıl her anlamda sarı kırmızılılar için kazanç yılı oldu. Gelecek yıl planlaması yapılırken kale ve defansın aynı kalacağını düşünüyorum. Orta sahada tüm ligin bence en iyi oyuncusu olan Selçuk İnan takımın beyni olmaya devam edecek. Forvet hattında da Elmander ilk 11’deki yerini koruyacak diye düşünüyorum. Galatasaray için en önemli kararlardan birisi orta sahada Selçuk’un partneri olan Felipe Melo’nun bonservisinin alınıp alınmayacağı olacak. Melo’nun bonservisi alınırsa ilk 11’de 5 yabancı olacak ve geri kalan 3 mevki için tek yabancı hakkı olacak. Türk oyuncular incelendiğinde benim tahminim seneye ilk 11’e yönelik önemli bir yabancı forvet alınacağı yönünde. Bu durumda kanat oyuncuları Türk olacak. Eldeki oyunculara bakıldığında Aydın, Emre ve Yiğit bu mevkileri dolduracak kapasitede görünmediğinden kanatlara yönelik 1 ya da 2 yerli oyuncu alınacağını düşünüyorum. Bana göre ilk aday Real Madrid forması giyen Hamit Altıntop. Onun dışında alınacak oyuncular ise tamamen Fatih Terim’in inisiyatifinde olacak. Bunlara ek olarak gelecek yıl yeniden dönülecek şampiyonlar ligi ve şampiyonluk gelirleriyle sarı kırmızılıların maddi olarak Fenerbahçe ile aradaki farkı kapatacağını da düşünüyorum.

Ligi ikinci sırada bitiren Fenerbahçe ise belirsizliklerle dolu bir yılın ardından yine belirsizliklerle dolu bir yaz dönemine dalacak. Başkan Aziz Yıldırım’ın tutukluluk halinin ne zaman biteceği, sarı lacivertli yöneticilere ceza verilip kulübe ceza verilmemesi üzerine UEFA’nın vereceği karar ve bunlara göre yapılacak planlama kanımca önümüzdeki 1 ay içerisinde belli olur. Her şey yolunda gider ve sarı lacivertliler Şampiyonlar Ligi’ne ilerlerse kaleci Volkan, sağ bek Gökhan, stoper Yobo, orta saha da Alex ve Christian, forvet hattında Stoch ve Moussa Sow’un yerleri bana göre garanti gözüküyor. Bu 7 oyuncudan 5’inin yabancı olduğu dikkate alınırsa geriye kalan 4 mevkii için ya eldeki yerlilere dönülecek ya da piyasadaki diğer yerli oyuncular hedeflenecek.  Orta sahada yerli isimler arasında yine Hamit Altıntop ve devre arasında transferi gerçekleştirilemeyen Alper Potuk isimleri düşünülecektir. Savunmanın göbeği için Bursaspor’dan Serdar Aziz ve Kayserispor’dan Eren Güngör hedeflenecek onlar olmazsa Bekir ve Serdar’la yola devam edilecektir. Kanatlar için Dia’ya ek olarak bir Türk oyuncu hedeflenecektir. Sol bekte Ziegler’in bonservisinin alınmasını beklemediğim için Kayserispor’dan Hasan Ali Kaldırım’ı da olası transfer hedeflerinden birisi olarak görüyorum. Bu mevkilerden hangisine yerli transfer yapılamazsa o mevkiye de yabancı oyuncu alınacaktır. Aziz Yıldırım cezaevinden çıkar ve şike cezaları UEFA’dan dönmezse ben bu yaz büyük isimlerin transfer edileceğini düşünmekteyim. Ancak başta da belirttiğim gibi bu zorlu süreçte Fenerbahçe’nin aldığı sonuçlar başarılıdır ve taraftar da bu takımla gurur duymalıdır.

Ligi üçüncü sırada bitiren Trabzonspor seneye 4 maçlık seyircisiz oynama cezasıyla başlayacak. Bunun yanında savunmanın göbeğine bir yerli ya da yabancı oyuncu, orta sahaya Zokora ve Colman’ın yanına bir yerli oyuncu, Forvet hattına Burak’ın yanına mücadeleci ve son vuruşlarda eldekilerden daha becerikli bir oyuncunun transfer edilmesi şart olarak gözüküyor. Maddi zorluklar ve yedek kulübesinin güçlendirilmesi de bordo mavililerin önündeki diğer büyük engeller olarak görülüyor. Tüm bunlara rağmen eldeki kadroyla ligi üçüncü bitiren Şenol Güneş gelecek yılda bordo mavililerin en büyük güvencesi olacaktır.

Sezona büyük umutlarla başlayan Beşiktaş şike soruşturmasına biraz da ilgisiz bir şekilde dahil edilmesi, hoca değişikliği derken sezonu ancak dördüncü olarak tamamlayabildi. Sen sonunda şike soruşturmasından temizlenerek çıkılmasına rağmen maddi sorunlar tavan yapmış durumda. Demirören döneminde yapılan yanlış transfer ve hukuksuz işlemlerin yükü de artık kulübün başını ciddi olarak ağrıtıyor. Yaz döneminde büyük transferler yapmasını beklemediğim Beşiktaş’ta sağ bek, kale ve orta sahaya takviyeler şart olarak gözüküyor. Ancak bu transferler için nasıl kaynak yaratılacağı da büyük bir muamma. Bunun yanında Portekiz çetesiyle iki yılda gelmeyen başarı ve yerli oyuncu kalitesinin düşüklüğü siyah beyazlıların yaz döneminde üzerinde düşünmesi gereken konular olarak ortada duruyor. Sözün özü zor geçen bir yılın ardından yetersiz gördüğüm bir hoca ve takım yapısı, maddi zorluklar ve stadsız girilecek bir yılda Beşiktaş için yine tünelin ucunda pek ışık görülmediğini düşünüyorum. Sezonun oyuncu bazında en iyi ilk 11’ine yönelik yapacağım değerlendirmeyi gelecek yazımda sizlerle paylaşacağım.

Bilal ERTUĞRUL

12 Mayıs 2012

22:59

Read Full Post »