Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Yahudi Diasporası’

DİASPORA NEDİR VE TÜRK DİASPORASI OLUŞTURULABİLİR Mİ?

Geçenlerde internette bir sosyal paylaşım sitesinde dolaşırken Türkiye Odalar Borsalar Birliği Başkanı Sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun; 18-19 Kasım 2011 tarihlerinde İstanbul’da toplanacak Dünya Türk İş Adamları Kurultayı’nı Türk Diasporasının toplanması olarak lanse etmesi dikkatimi çekti. Uzunca bir süredir Yahudi, Ermeni ve Rum Diasporaları üzerinden gündemimizde yer alan Diaspora üzerine çalışma hevesimi de katınca diaspora üzerine bir yazı yazmak istedim.

Öncelikle Diasporanın kelime anlamı, neyi ifade ettiği ve dünyadaki kullanımına değinmek istiyorum. Diaspora; Yunanca asıllı olan bu sözcüğün anlamı yurtlarından kopmuş insanlar topluluğu olarak çevrilebilir. Bunu Yunanlılar Spartalıların özellikle Anadolu’ya doğru dağıttığı Mikenler’in dağılışı ve gurbette birlik halinde kalma çabalarını adlandırmak için kullanmışlardı. Daha sonra Babilliler tarafından dünyanın dört bir yanına dağılmak zorunda bırakılan Yahudilerin ana yurttan yani Kenan topraklarından uzakta aralarındaki diyaloğu sürdürme amacına verilen addır. Günümüzde ise en önemli diaspora yine Yahudi Diasporası’dır. Bunun dışında Amerika’da Ermeni, Rum, İtalyan, İrlandalı ve Latin diasporaları yavaş yavaş oluşmaktadır. Dünya genelinde de özellikle kalabalık ülkelerden artan göçlerle pek çok ülke kendi diasporasını oluşturmaya başladı.

Peki; bu diasporalar gerçekten önemli mi? Yoksa bu da bir abartı mı? Bu noktada en güzel örnek yine Yahudi Diasporası’dır. Amerikan iç politikası üzerinde nüfusun sadece %2’sini oluşturmalarına rağmen kurdukları hakimiyet bugün her milletin kendi diasporasını oluşturma çabasına sebep olmuştur. Ama yine Yahudi Diasporası bizlere diasporaların ulaşacağı gücün sadece sayılarıyla ilgili olmadığını göstermektedir. Diasporanın gücü; ekonomik faaliyetlerdeki etkinliği, yasama, yürütme, yargı erklerindeki sayısal temsili ve dahası başta medya olmak üzere insanlar üzerinde etkili, yönlendirici sektörlerdeki ağırlığından kaynaklanır. Eğer bu bahsettiğim boşlukları iyi doldurursanız o ülkenin önce iç, seçeceğiniz ya da seçtireceğiniz kişilerle de dış politikasında yönlendirici olabilirsiniz. İsrail’in ABD tarafından kayıtsız, şartsız desteklenmesi, eleştirilememesi dahi bu diaspora gücünden kaynaklanmaktadır.

İşte herkesin ulaşmak istediği bu güce ulaşmanın bizim de hakkımız olduğunu düşünen ve başını iş adamlarımızın çektiği bir grup son yıllarda ellerindeki imkanları kullanarak Türk Diasporası oluşturmaya çalışıyorlar. Diasporanın varlığının bir ülkeye sağlayacağı faydaların yukarıdaki İsrail örneğinden açıkça anlaşıldığını düşündüğümden bunun gerekliliğini tartışmaksızın, olabilirliği üzerine bazı açıklamalar yapacağım. Evet sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu ve arkadaşları, siyasi iktidarın da desteklediği bu çabalarında başarıya ulaşabilir mi? Kanımca kısa sürede “HAYIR”, uzun dönemde ise kesinlikle “EVET”… Bu cevabımdan dolayı da bu çabayı sonuna kadar destekliyorum ve hayatımın her aşamasında bu çalışmaların içinde olacağım. Peki; bu kısa – uzun dönem farkı nedir? Neden kısa dönemde olumsuzken, uzun dönemde olumluyum? Açıklayayım…

Öncelikle şu anda başta ekonomik anlamda olmak üzere, yukarıda başarılı bir diaspora oluşturmak için gerekli gördüğüm şartların hiç birsini sağlamıyoruz. Avrupa’da sayıca kalabalık olduğumuz doğru; ama kültürel değişim, ilgili ülkelerin asimilasyon çabaları ve ne yazık ki kaybedilen değerler düşünüldüğünde seçim sonuçlarıyla iç politikalarda etkili olamıyoruz. Amerika’da en önemli temsilcilerimiz akademisyenlerimiz. Ancak onlarda bir sonraki kuşakta çoğunlukla asimile oluyor. 2. Kuşak zar zor Türkçe konuşuyor, bir kültürel birliğin temelleri din ve dil olduğundan ve bunlarda ne yazık ki pek kalmadığından bu kıtada da işimiz zor. Aynı zamanda halen bu kitlenin beyinlerine ve birikimlerine ihtiyaç duymamız ve ters beyin göçü için kasmamızda kalıcı bir diaspora oluşturmamızı zorlaştırıyor. Yani hem sayıda, hem orada yerleşiklikte hem de bağların korunmasında diasporal bir seviyede değiliz.

Peki; neden uzun dönemde umutluyum; onu da açıklayayım. Umutluyum çünkü; son yıllarda özel sektör ve siyasal istikrar ortamıyla çok ciddi büyüme sürecine girdik; adeta şaha kalkmış atlar gibiyiz. Bu ekonomik büyüme uzun vadede artacak iş bağlantıları ve uygulanacak ekonomik baskıyla bizi uzun vadede ekonomik diasporaya ulaşacaktır. Nüfusumuzun kalabalıklığı, gençlerdeki sınırsız dünya merakı ve sınır tanımayan girişimci heves, akademik beyinlerimizin artık gurur duyabilecekleri ve daha rahat sahiplenecekleri bir ülkeleri olması uzun vadede beni umutlu kılan nedenlerin başlıcalarıdır.

Bugünlerde bir Türk Diasporasının temellerini atanlara destek vererek, yurtdışından evrensel gayelerden korkmadan ama hep kökümüzü aldığımız bu topraklara bağlarımızı koparmadan, vefa borcumuzu unutmadan hep daha ileriye odaklanan, üreten, çalışan, düşünen, en önemlisi hayal eden bir gençliğin parçası olabilirsek; yarınlarda, pek çok ülkede bayrağımızın daha şanlı dalgalandığını, dünyaya örnek bir ülkeye, birlik ve beraberliğe sahip olduğumuzu görebiliriz. Ama bu yolda ilerlemeyip birkaç milyonun asılsız iddialarla bizleri senatolarda, kongrelerde oynanan bir oyuncak olarak görmelerini sağlamak da bizi elimizde. Seçim bizim ve ben mutlu yarınlar için bu yeni hareketi destekliyor ve hepinizi de bu yola çağırıyorum. Umarım daha güzel yarınları hep beraber karşılarız.

Bilal ERTUĞRUL

15 Kasım 2011

17:23

Reklamlar

Read Full Post »