Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘Yaşarım ama niçin’

İBARET…

İBARET…

Bana bizi anlat diyordun ya

Anlatacak bir şey bırakmadığında

Hani aklına gelen her belayı okuyup

Çabucak kapıyı çarptığında

Sen bilmezsin o anlarda

Duvarlar üstüme üstüme geliyordu

Sen yoktun uzaklar hepten yakın oluyordu

Sonra düşündüm de

Aslında anlatacak çok şey vardı

Sana rağmen, senle bitmemişler de

Yaşanmışlar da orada işte orada duruyordu

Dinlemeye biraz dayansan

Kalbim dilime emrediyordu

Gittin o zaman dinleyemezsin

Bırak başkaları hissetsin

Senle ben yağmur ve kavgadan ibarettik aslında

Hani ateş kıvılcımları kadar olamasak da

Parlayıp parlayıp sönerken

Dinginliği bekliyorduk

Yani yağmuru

Ama onu bulamıyorduk

Bazen tam o kadar ısınmış oluyorduk

Ama yine de pişman değilim

Gözbebeklerini sevdim

Hani o ateş mavisiyle

Kalp kırmızısı arasında bir yerde olan rengi

Hani sen fark etmeden seni sen yapan rengi

İşte ben o yüzden sevdim

Sanırsım sen sevmedin

Ziyan yok ben bana yeterim

Sen bir daha çek git güzelim

Gün olur ben de gelirim

O kadar emin olmasam da

Sen olsam bir gün dönerim

Yani bizimkisi yarım kalan

Sana bana rağmen tamamlanacak olan

Alt tarafı biraz karışık

Yangın yerini andıran

Üst tarafı hep dingin

Yağmur sonrası toprak kokan

Yağmur ve kavgadan ibaret bir masaldı…

Bilal ERTUĞRUL

28 Mayıs 2012

02:15

 

Read Full Post »

BEN KÜÇÜKKEN…

BEN KÜÇÜKKEN…

Ben küçükken

Hani aklın ermez denecek kadar küçükken

Umutlarım vardı

Yarınlarım, inanmış bir dünya hayalim vardı

Gökyüzünde mavilik henüz gitmemişti

Ve çocuklar henüz sokakları kaybetmemişti

Sesler bu kadar rahatsız etmiyordu büyükleri

Ya da belli etmiyordu hiç biri

Ufak kavgalar büyümüyordu o zaman

Kanayan dizler kabuk bağlarken

Kin ve nefret tohumları ekilmiyordu

Sonra sonra arkadaşlarım vardı

Hem de öyle sanal manal değil

Harbi arkadaşlıklarım

Kimisini dost diye kodlardım

Kimisiyle gece hani şimdi akşam dediğim vakitte

Erik bahçelerine dadanırdım

Ne de olsa kan kardeşliği vardı aramızda

Akan bir damlada anlamlandıramadığım

Ama sonuna kadar inandığım

Sonra büyümeye başladım

Değişen, dönüşen bir dünyada dolandım

Bir gün bir akşamüstü

Eskiden tozlanmış toprağın yerini tutan betonlarda

O çocukluğu aradım

Aradım ama bulamadım

Ne kendi çocukluğumu ne de o çocukları

Kendimi hafiften şanslı saydım

Buruk bir sevinçle ama en az o kadar hüzünle uyandım

O an anladım

Ben son şanslı doğanlardandım

Çünkü ben küçükken

Çok daha güzel

Hem de benim gibilerin kirletmediği

Uğraştığı ama başaramadığı

Daha güzel bir dünyada yaşadım…

Bilal ERTUĞRUL

17 Mayıs 2012

22:53

Read Full Post »

ÇİFT OLABİLMELİ İNSAN…

ÇİFT OLABİLMELİ İNSAN…

Bir kez sevmeli insan

Hem de öyle yarım yamalak değil

Tam olarak, eksiksiz hani

Sonra sevdiği için gülmeli

Sevdiğinden ötürü üzülmemeli

Umutlarında bile sebepsiz olmalı

Hani derler ya bir olmak lazım diye

Gerek yok o kadar yalnızlığa

Bir de çift olabilmeli

Tek başına çift kişilik nefes almalı mesela

Sonra çift kişilik sarılmalı hayata

Neme lazım gün olur bir taraf yorulur

Ya da olur ya canı sıkılır

İşte orda bitmemeli

Aksine daha da güçlenmeli

Her rüzgarda eğilen ama sonra

Hani her şey geçip gittikten sonra

Arşa uzanmaya heybetli

Ağaçlar gibi sevmeli

Yoksa ilk rüzgarda savrulur

Zaten meşuk dediğin çabuk yorulur

Mesele meşuk olmasa da aşuk olabilmekte

Yani tekken çift olmakta

Yoksa çiftken tek olmak

O olmadan sen olmak

Maharet değil kanımca…

Bilal ERTUĞRUL

15 Mayıs 2012

21:27

Read Full Post »

DENİZİ AN(LA)MAK…

DENİZİ AN(LA)MAK…

Yine aylardan Mayıs

Meydanlara çıktın biraz apansız

Söyle andın mı denizi yapayalnız

Öyle meydanlarda beraberken değil de

Sabah uyanmadan rüya yerinde

Şu gecenin derinlerinde

Yüreğinin uç yerinde

Hani kimsenin bilmediği

Senden öte olan sende

Anmadıysan dur da dinle

Biraz düşün gerilme be

Öyle ya düşünmekte bugün büyük bir erdemde

Denizin de umutları vardı

Denizin de yarınları

Denizin de bir adı vardı

Emin ol herkesten ayrı

Belki de bizden çok önce

Bir sabah tan ağardığında

Sonlanmış bir yaşamı

O deniz şimdi uzaklarda kaldı

İsyan kokan topraklara daldı

Sen ben rahat uyurken

O uyumadan cenge daldı

Vatan haini diye

Suçlananlar onlardı

Hani belki senden benden

Çok sevdikleri o vatandı

Şimdi 1 Mayıslarda

Parkelerin dış yüzünde

Taşıyanca anlarım mı sandın

Kusura bakma arkadaşım

Deniz’i anlamak için denize dalmak gerek

Ve yine kusuruma bakma

Onun için de memleket kadar yürek gerek

Bilal ERTUĞRUL

10 Mayıs 2012

21:21

Read Full Post »

FAZLA YAŞLANMADAN AMA…

FAZLA YAŞLANMADAN AMA…

Oraya gidelim çocuk

Oraya, hani şu dağların ardında kalan topraklara

Kuşların kanatlarında gidebilirmişiz diyorlar ya

İşte o kadar ulaşılmaz olan yere

Hem belki halen çiçekler açıyordur orada

Uzun süredir koklamadığın kadar güzel olanlar hani

Sahi sen hiç kır çiçeklerini gördün mü?

Rengarenk bir cümbüş olurlar

Her baktığında bir başka parçanı görürsün

Diyorlar ya renkleri çıkarsan ne kalır dünyada

Biz o kadar az renk gördük ki bu diyarda

Adlandıramadığımız onca renk varmış işte tam orada

Hem sonra çok sevdiklerimiz de oradaymış

Hani şu sevip de söyleyemediklerimiz var ya

Onlara da kavuşabilirmişiz

Sonra geceleri sadece ayın aydınlattığı yerlermiş

Başka hiçbir ışık yokmuş

Ve ay buradakinden çok daha aydınlıkmış

Kadim zaman masalları varmış hem

Hani şu her şeyin daha erdemli olduğu masallar

Buralarda artık izine rastlamadığımız güzellikler hep oradaymış

Zümrüdü Anka da varmış, Kaf Dağı’nın ardı da

Hem o eski ezgiler de duyuluyormuş o diyarda

Sonra yolun kaybetmiş aşıklar da toplanıyormuş

Bırakalım buraları,

Bize hiçten başka bir şey vermeyen bu toprakları

En iyisi mi daha fazla yaşlanmadan

Oraya gidelim be çocuk…

Bilal ERTUĞRUL

6 Mayıs 2012

21:34

Read Full Post »

BİR GÜN GELİRİM…

BİR GÜN GELİRİM…

Sana gelmek istiyorum

Seni görmek istiyorum

Eserken şu sam yeli

Senin olmak istiyorum

Bak gökyüzüm yağmursuz

Kupkuru bir sevda

Yüreğim taşar durur

O yağmur yağmasa da

Sen hep uzaklarda

Sen hep uzaklarda

Şimdi ve sonra

Bak kimler geldi geçti

Şu garip ömürden

Bir sen dönemedin

O uzak yerlerden

Sen sen diye yanmaktansa

Gökyüzüne söverim

Bilirim yağmur olur

Bir gün bende gelirim…

Bilal ERTUĞRUL

5 Mayıs 2012

21:41

Read Full Post »

YARIM KALANLARA ÖZLEM…

YARIM KALANLARA ÖZLEM…

Epey uzun bir zaman oldu

Seni görmeyeli, sesini duymayalı

Sana senden bahsetmeyeli

Ve gözlerinde o ışığı görmeyeli

Hatırlar mısın sarı hasretlerle severdim seni

Dağ başlarında boy veren kardelenler gibi

Uzun bir yolculuğun varış yeri gibi hani

Unutulmuş sözcüklerle seslendim sana

Ama nedense sana seni sevdiğimi hiç söylemedim

Doğrusu söyleyemedim o en güzel saatlerde

Korktum, tereddütten öte cesaretsizdim

Seni sevmeyi hak etmediğimi düşündüm

Çünkü bana göre seni sevebilmek bile bir meziyetti

Ki bu halde senin beni sevebilmen tenezzülden öte bir şeydi

Bir küfür gibi hani…

Sana layık olma korkusu böyle bir şeydi

En kötüsü ellerini tutmak isterken delice

Ve gelecek neyse, nedense yanında olmak isterken

Sessiz sedasız geçip gitme densizliğimdi

Bir iç sevda, bir uzak ezgi gibi kaldın

Yarım kalmış şarkılar gibi

Sende bende yarım kaldın…

Bilal ERTUĞRUL

4 Mayıs 2012

21:44

Read Full Post »

ÖLMEDEN ÖNCE…

ÖLMEDEN ÖNCE…

Küçükken bana böyle anlatmamıştın ama

Seni sevmenin her şeyin başı olduğunu söylemiştin ya

Gerisi kendiliğinden gelecekti nasıl olsa

Acılar çekeceğimi söylemiştin bana

Seni sevmenin bir bedeli olacağını da

Peki, bu bedelin yaşanmamış bir ömür olacağını niye demedin ki bana

Oysa neler geçiyor şimdi aklımda

Hiç olmayacak zamanlara dalıyorum…

Hiç doğmamış oğullarım vardı benim

Anneleriyle tanışamadığım

Sonra kaybedilmiş yarınlarım vardı

Hani güneşin hiç görmediğim kadar kızıl olduğu yarınlar

Sadece ayın ışıklandırdığı gecelerim de vardı

Onların o koca binaların ışıklarıyla kirlenmemiş

Sahi hayallerim de vardı benim

Kimi onla, o hilal kaşlıyla

Kimi sadece dostlarla

Sabahı görmemiş akşamlarım da olacaktı

Berduş diye adlandırılacağım zamanlarımda

Sonra hovarda diyeceklerdi bana

Şu 20’lerin sonunda 30’ların başında

Yavaş yavaş çökecektim ya

Yaşlandın denmeyecek miydi bana

Torunlarıma sana olan sevdamı anlatacaktım ya

Sen diye neleri yok saydığıma

Söylesene şimdi bana sen anlatacak mısın onlara

Sana adanmış bir hayata yakışan üslupla

Sahi değer miydin sen bütün bunlara

Boş ver değmesen de her şey senin uğruna

Ben dememiş miydim vakti zamanında

Vatan sana canım feda…

Bilal ERTUĞRUL

1 Mayıs 2012

00:54

Read Full Post »

SENEDE BİR GÜN…

SENEDE BİR GÜN…

Senede bir gün ne eksik ne fazla

Yolun başında, denizin ortasında, kayıklara selam söyle arkadaş

Ama rıhtımda toplanıp dedikodu yapanlara değil

Boğazın orta yerinde yapayalnız dolaşanlara…

Ufuktan hilalin cemali görününce kaçanlara da değil

Bilakis tan vakti gün ağarıncaya kadar orada duranlara…

Ha unutmadan bizim ihtiyarlara da uğra,

Tabii sabahın köründe ayık olan bulunursa.

Sonra hafiften kıyılara yol al

Takıl bin bir umutla güne başlayanlara

Onlar olmazsa çoktan yaşanmazdı bu dünya.

Sahilde açan erguvanlar tanır seni nasılsa

Derin derin ve sadece benim için bir sefer kokla.

Orada köşe başında hani o bitmeyecekmiş gibi duran yokuşta

Bekleyen biri olmalı bu zamanda

Söz vermişti ya yıllar yıllar ardında

Ben çok bekledim rastlamadım zamanında

Sen yine de bir yokla

Nemelazım belki gelir bir de bize gönül koyar da

Uğraşmayalım şu yalan dünyada bir de onunla…

Yolun sonunda altın boynuzda biraz duraksa

Aman ha Haliç’e sakın aldanma

Demişler ya bin güzel yatar bu sular da

Hepsi de tek boynuzda oldu muamma…

Ama balıklara o güzelim balıklara

Hani oltadan kaçmak bir yana

Ona doğru koşanlara

Benden son bir seda yolla

Onlar anlarlar

Ne de olsa bir zamanlar en yakın dostumdular

Az mı dertleştik

Dedim ya sakın onları unutma

Nihayet geriye dön dahve-i Kübra anında.

Seneye aynı gün yine uğrarsın nasılsa

İstanbul’umu bir yıl daha yaşlanmış bulacak olsan da…

Bilal ERTUĞRUL

30 Nisan 2012

18:45

Read Full Post »

SENDEN SONRA…

SENDEN SONRA…

Senden sonra yaşamadım ki ben.

Hiç kimseyi sevmedim sevemedim dememe gerek yok zaten.

Bir Eylül sabahında,

Ömrümün baharında tanıdığım senden sonra

Hiç bahar görmedim ki ben.

Ne anlamı vardı sensiz güneşe baş kaldıran kardelenlerin

Ne açtığını ne de solduğunu anlamadıktan sonra…

Geçenlerde takvim yapraklarını karıştırdım da

Senle başlayan zamanlara daldım yine

Senden sonra yaşanmamış yılları andım

Sahi o kadar oldu mu dedim kendi kendime,

Acıdan başka izahı olmayan bir imkansız aşka dönüştün mü?

Halbuki sensizlik hazan yellerinde kaybolmalıydı

En azından öyle söylenmişti antik masallarda.

Ama inan ki senden sonra

Bir yerlerden esen ne estiği ne de gittiği yer bilinmeyen

O rüzgarlara hiç rastlamadım.

Bilmiyorum rastlamışsam da adın andım olsun anlamadım

Bir nevi Fuzuli oldum

Sana sene geçmeyen her anı adadım

Ama bir an bile sana gelemedim

Çok uzaklarda olmasan da

Senden sonra hep bir yanım eksik oldum

Hep kendimi kandırdım

O kömür karası gözleri başka gözlerde bulurum sandım

Sana benzemeyen her şeyde seni aradım

Yani anlayacağın senden sonra

Geriye ne kadar hüzünlü beste kalmışsa

Onları sen tamamla

Dedim ya ben senden sonra…

Bilal ERTUĞRUL

29 Nisan 2012

21:38

Read Full Post »

« Newer Posts - Older Posts »