Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘zenciler neler çekti’

MALCOLM X: BİR DAVA ADAMINI ANARKEN – 1…

Takvim yaprakları 19 Mayıs 1925’i gösterdiğinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Nebraska Eyaletinin Omaha şehrinde Malcolm Little adında bir çocuk dünyaya gelmişti. 1. Dünya Savaşı sonrası zor günler geçiren Amerika Birleşik Devletleri’nde Cumhuriyetçi Parti savaş sonrası iktidarı almış, muhafazakar kesimin özellikle siyahlar üzerindeki baskısı dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Bu dönemde siyahlar için neredeyse tek kurtuluş yolu dini görevlerde bulunmaktı. Malcolm’un babası da bu yola yönelmiş ve Hıristiyan din adamları arasında görev alıyordu. Ancak beyazların siyahlara baskısı yetmiyormuş gibi siyahlar arasında da ciddi gruplaşmalar ölümlere varan fikir ayrılıkları mevcuttu. Böyle bir ortamda her iki tarafın baskısına dayanamayıp şehirden şehre göçen aileler arasında Malcolm’un ailesi de vardı. Amaçları insanca bir yaşamdan çok bir gün daha yaşayabilmek olan bu ailenin başına en korkunç olay 1931 yılında geliyor ve Malcolm’un babası öldürülüyordu.

Bundan sonra devrin klasik siyah gençleri gibi şehirden şehre dolaşan genç Malcolm ve ailesi sonunda Boston’da kalıyorlardı. Malcolm büyürken çevresinin de etkisiyle hırçınlaşıyor suça yöneliyordu. O günlerde Amerika’da siyah olmak dünyada olabilecek en kötü şeylerden birisiydi ve ne yazık ki devrin siyahları kaybedilen bir kuşaktı. Bu kuşakta en önde gelenlerden olan Malcolm 1946 yılında hırsızlıktan yakalanıyor ve hapse giriyordu. Hapis hayatı süresince kendisini okumaya ve aydınlanmaya veren Malcolm’un düşüncelerinde ağır bir ırkçılık oluşuyordu. Ne de olsa beyazlar onları eziyor yok ediyordu ve buna karşı yapılan her şey haklıydı. İşte bu düşüncedeki milyonlarca siyahi gencin o yıllarda yolu Elijah Muhammed’in kurduğu Nation of İslam örgütü vasıtasıyla İslam’la tanışıyordu. Aslında daha önce İslam Amerika kıtasına gelmişti ama çok küçük gruplarda yankılanmıştı. Halbuki Elijah Muhammed bir zenci dini olarak onu örgütlemiş ve ırkçılığı temeline oturtarak güçlü bir konuma gelmişti. İşte uzun süredir Hıristiyan beyazların yaptıklarından dinlerini de sorumlu tutan Malcolm da hapishanede kardeşi vasıtasıyla İslam’a giriyordu.

7 Yıl süren hapishane sürecinde sürekli Elijah Muhammed ve onun örgütüyle iletişimde olan, okuyan ve kendisini her yönden hazırlayan Malcolm 1952’de hapisten çıkar çıkmaz örgütte yükseliyordu. Siyahlar arasında az okuyan olduğundan ve davasına bağlılığından dolayı hızla yükselen bu genç kısa sürede Elijah Muhammed’in sağ kolu oluyordu. Elijah istediği ve Afrikalı olan pek çok gencin yaptığı gibi soyadını X olarak değiştiren Malcolm 1950’lerin ortasından itibaren ülke çapında Detroit’li kızıl olarak tanınıyor siyahların dini olarak lanse edilen İslam’ın önde gelen aktörlerinden oluyordu.

Ancak Elijah Muhammed siyahların eğitimsizliğinden de faydalanıp deyim yerindeyse kendi kurduğu dini İslam olarak sunuyordu. Kendisini Mehdi ilan eden Elijah her türlü zevk alemine daldığı gibi siyahları faşizme ve beyaz kanı dökmeye sevk ediyor, Kara Panterler örgütüyle bir nevi terör estiriyordu. Ancak Malcolm normal siyahlardan değildi. Okumuştu, okuyordu ve bilmeye, içinden gelen öğrenme hevesiyle inanılmaz derecede sorgulayıcı olmaya başlamıştı. Başkan Kennedy’nin suikastı sonrası Elijah Muhammed’in zina partileri de afişe olunca Malcolm artık Elijah ile yollarını ayırma ve gerçek İslam’ı öğrenme yoluna koyulmaya başlıyordu.

Malcolm’a göre Elijah kurduğu sistemle insanları yanıltmış, siyahları terörize etmiş ve en önemlisi İslam’ı yanlış anlatmıştı. Dinin doğrusunu öğrenmek için Mekke’ye Hac ibadetini yapmaya gelen Malcolm tam bir aydınlanma yaşıyordu. Karısına yazdığı mektupta: ”Burada beyazlarla aynı yerden su içiyor, omuz omuza ibadet ediyoruz. Bu din de ırkçılık yok, çünkü ırk yok. Bu dinde eşitlik, özgürlük ve adalet var.” diyordu. İşte 1964 yılı onun ve belki de Amerika’daki siyahilerle İslam’ın yeniden şekillenme yılı oluyordu. Irkçı temellerde aldığı Malcolm X adını bırakıp yerine El Hac Melik El Şahbaz ismini alıyordu. Hac dönüşü artık özgürlük, Amerikan toplumunda eşitlik üzerine yeni bir örgüt kuran Malcolm silahlı mücadele ve faşizan ırkçılıktan tamamen uzaklaşıyordu. Onun bu dönüşümü Amerikalıların siyahlara ve İslam’a yaklaşımında da değişiklikler meydana getiriyor ve gerçek İslam Amerikan topraklarında özellikle siyahlar için bir güneş gibi parlıyordu. Ama Elijah Muhammed ve adamları onun bu ayrışmasından hoşnut değildi. Önce evine bombalı bir saldırı girişiminde bulunulan Malcolm bundan kurtulsa da 21 Şubat 1965 günü CIA ve Kara Panterlerin ortaklığında yapılan bir suikastle hayata gözlerini yumuyordu.

Malcolm 40 yıllık ömrüne ne sığdırmıştı da bu kadar önemli olmuştu. Yazının 2. bölümünde Malcolm’un öyküsü, mücadelesi ve bu öyküden bize, bugünlerimize ışık tutacak ayrıntılarla onu anmaya çalışacağım.

Bilal ERTUĞRUL

22 Şubat 2012

11:29

Reklamlar

Read Full Post »